EmrKa

4+4+4 Hazır, çözmüşken matematiği... Sefalettin'le Cehalettin birleşip, Rezalettin'i şey etsinler diye eğitimde devrim yapacağız amma, şu son işlemi beceremedik, der üç yüz kırk bir kişi. Bir de biz bakalım der, oradan geçen yetmiş bir kişi. İşlem şudur ki, dört ile dördü toplamışlardır; tek bir rakam daha eklemeleri lazımdır: dört. Becerdik galiba. Dört yüz on iki kişi birden bakınca sonuca... Aman ha, aman.Ört, ört. Neyi? Neyi olacak canım; perdeyi!
Reklam
Parodi Hakkında İncelemeler
Puan vermedi·192 syf.··
2023 24. kitabı
ASLAN NAZ Köy meydanını azıcık geçince, mıhtar emminin kahvesinin ilerisinde kara Fatma teyzelerin tarlasının ucunda bir ülke var.Yitik Beyinler Ülkesi. Bu ülkeyi yıllardır gocuklu celepler, şeyini şey ettiğim fakültesinden mezun ilim insanları ile birlikte paralel ve üçgenle şekli benzerliği olmayan birlikte hamam çalıştıran imamlar yönetirmiş. Bu ülkede fırıncılar hastane müdürü, Hayvanat bahçesi görevlileri, bilim ve teknoloji kurum başkanı, Spor hocaları ve berber çırakları hastane müdür yardımcılığını, Karşı cinsle elektriği en iyi tutanlar da, elektrik idaresinin stratejik pozisyonlarını öyle becerikli yenetiyorlarmış ki Ananızı ve saldırıya uğrayan bacınız la birlikte vatandaşlığına geçesiniz gelir. Emre Karadağ Nüktedanlığın uçsuz bucaksız denizinde olayları tarihsel ve kronolojik bir sıralamaya göre edebiyata yeni bir ses katarak, Nasrettin Hoca, Aziz Nesin ve Müjdat Gezen yolunda anlatmaya çalıştığı her konu apayrı bir güzellikte.Okudukça güleceğiniz, güldükçe ülkenin haline ağlayacağınız bir baş yapıt.Bu kitapta anlatılanlardan ve bahse konu ülkede yaşananlardan kendinize de pay çıkarabileceğiniz son yıllarda okumakta geç kaldığım bir kitap. Sevgili Emre kollarımı her iki yana kocaman açarak seni çocuklarım ve kitaplarımın sevgisiyle kucaklıyorum.İyi ki varsın. Sen çok yaşa Sen var ol. SAADET AŞKIN Ben bu kitaba BA - YIL - DIM... Okurken nasıl da keyif aldım nasıl. Kitap tıpkı isminide aldığı gibi parodiden oluşuyor. Bu kitapta neler yok ki anlamak isteyene. Baştan başa ironilerle dolu, mizahi bir yapıya sahip.. Günümüz siyasetini en güzel biçimiyle kaleme alınmış muazzam bir eser. Yazarın bakış açısına, üslubuna hayran kalmamak ne mümkün efenim.. Türkiye "kör" dü bunları da "gör" düAaa pardon göremedi.. Görmemekte ısrar ediyordu.. Bu harükulade
Edebiyat
ParodiEmre Karadağ · Sone Yayınları · 201610 okunma
" Yok canım, ne ağlaması! Gözüme anı, aman, acı kaçtı da börekten! " ( sy 28 ) " Paylayanın kapıyı gümbürtüyle çarpışı... Paylananın anlayışlı ve sessiz bakışı... ( sy 58 ) " Bilmediği bir şey yoksa, her şeyi bildiğiydi. Bildiğim tek şey ise, diye başladı cümlesine... Devamını getiremediyseniz de artık birer bilgeydiniz ." ( sy 98 ) " Ya sen, "hiçbir şey " yapmayan, yapmadığı için de olmayan; nesin sen ? " ( sy 108 )
6 Hakkında İncelemeler
10/10
·112 syf.··
2023 25. kitabı
EYLÜL İNCE'DEN Bir kitap düşünün ki içinde aşk olsun; babanın üvey evladına duyduğu, annenin öz kızına… Yine babanın alkole ve sigaraya, hepsinin 6 rakamına!... Biraz karışık oldu değil mi? Evet, kitap da böyle zaten; karışık, karmaşık, zor ama özel, farklı bir eser. Belki türünün ilk örneği, belki de postmodernizm romanın bir adım ötesi. Roman dediğime bakmayın, öykü türüne de dâhil edilebilir. Uzun öykü, kısa roman. Adından belli değil mi kitaptaki başkalık? 6! Neden 6? Kitapta her yol 6’ya çıkıyor. Bazıları 6 bölümden oluşan toplam 6 öykü. 6 ile ilgili birtakım şifreler var, kitabın sonuna değin çözemeyeceğiniz şifreler. Sonra anlıyorsunuz ki ya da anladığınızı sanıyorsunuz diyelim, 6’nın hem yapısal hem de anlamsal bir özelliği var. Sık sık yinelenen “1+4+1=6 eder” motifi de bunun işareti. Bu konuya daha fazla değinip kafanızı karıştırmak istemiyorum. Bir bölümde resim çizdiriyor yazar size, bir bölümde müzik dinletiyor, bir bölümde film izletiyor, bir diğer bölümde şiir okutuyor. Hayatın Anlamını Arayan isimli altıncı bölüm ise tamamen kafa karıştırıcı ve âdeta çıldırıyorsunuz. Zaten kitabın adı da “Çıldırmış Kitap” konulmuş. Dini ve felsefi göndermelerle Nietzsche’den Newton’a, Freud’dan Pisagor’a, Nasreddin Hoca’dan Simurg Kuşları’na kadar pek çok tanıdık isme değinilmiş ve bu bölümde mekân yok, zaman yok. Sanki siz de bu öyküde kayboluyorsunuz. Herkes bir arayış peşinde. Peki buluyorlar mı aradıklarını? Bilmem, belki. Kitapta devamlı bir kayboluş/arayış/buluş motifi var. Daha fazla yazarsam içinden çıkamayacağımı hissediyorum. Paranoyak bir anne, obsesif bir baba, histerik bir üvey evlat ve kitapta neredeyse hiç olmayan silik karakter küçük kız kardeşten oluşan bu sorunlu ailenin “saçma” öyküsünü okumak istiyorsanız, kitabı biraz karıştırın! Saçma demişken,
Edebiyat
6Emre Karadağ · Cinius Yayınları · 201718 okunma
#Bedenlerinden kaçan ruhlar, bir daha gelmemek için bu yerlere ya da bu şekilde gelmemek için bu bedenlere.. Kaçtıkları gerçekten kendi bedenleri miydi bakalım, bilen yoktu. Var olmak için bir maddeye ihtiyaç duyuyorlarmış. Var olmak neydi? Bilmiyorlardı. Alıntılar #Bir çeşit hasta olduğuna kendimi inandırdığım ve asla düzelmeyeceğini çok önceleri anladığım halde sevmeye çalıştığım o kadın; bazen sevdiğim bazense hiçbir şey hissetmediğim; ama hakkında en ufak bir kötü duygu beslemediğim o kız; her zaman sevdiğim, saydığım, beni anladığına inandığım, kendimi bildim bileli saçları beyaz olan o adam... Kimsiniz siz? Siz kimsiniz? Ben kimim ve sizin neyinizim? Sorulması ve cevaplanması gereken onca şeyi şu sararmış zarfa sığdıran sizler, hangi akla hizmet beni böylesi bir anda terk ettiniz? Anne, baba, kardeşim; Siz, birer hiçsiniz! Değil ki benim ailem olabilesiniz. #Obsesif, Histerik, Paranoyak; sen, ben, o, diğerleri; bu kadar deli ancak kitapta bir araya gelirdi zaten! Ne vardı bu kadar doğru insan olacak ! Her dert iyilerin başına gelirdi zaten iyilerin !! Tüketmişlerdi onu, tüketmişlerdi. Yiyip bitirmişlerdi de , şimdi de kırıntıları indiriyorlardı mideye ! Ya sen "hiçbir şey " yapmayan , yapmadığı içinde olmayan ;nesin sen? " Yok canım, ne ağlaması! Gözüme anı, aman, acı kaçtı da börekten! " ( sy 28 ) " Paylayanın kapıyı gümbürtüyle çarpışı... Paylananın anlayışlı ve sessiz bakışı... ( sy 58 ) " Bilmediği bir şey yoksa, her şeyi bildiğiydi. Bildiğim tek şey ise, diye başladı cümlesine... Devamını getiremediyseniz de artık birer bilgeydiniz ." ( sy 98 ) " Ya sen, "hiçbir şey " yapmayan, yapmadığı için de olmayan; nesin sen ? " ( sy 108 )
Reklam