emrullah gözel

emrullah gözel
@Emrah3655
Hayat İman ve Cihaddır.
Allah Rasûlü yatağına çekildiğinde şöyle dua ederdi. بِاسْمِكَ اللَّهُمَّ أَمُوتُ وَأَحْيَا "Allah'ım senin adınla ölüyor, uyuyor ve diriliyor uyanıyorum."
Kitap Alıntısı
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Mü'mini, imandan amele, abdestten namaza, zikirden istiğfara, selamdan musafahaya, misafir ağırlamadan uğurlamaya, kalemden kelama, projeden inşaya, nişandan izdivaca, para kazanmadan infak etmeye, düğünden derneğe, taziyeden cenazeye, fertten cemiyete, evden çarşıya kilim dokur gibi ilmek ilmek hayatını irfanla dokumaya çağıran bu eser, Allah'a, (c.c.) Rasülüne (s.a.v) ve cemiyete karşı onda ve terbiyesiyle memur olduğu evladında bir farkındalık oluşturmaya ve buna bağlı olarak bir şuur inşa etmeye taliptir. Evlerde, medreselerde ve iş yerlerinde kurulacak ders halkalarında babalar, muallimler, amirler ve tacirler nezaretinde bu eser okunur, Allah'a (c.c) ve Rasülü'ne (s.a.v) ait ayetler, hadisler ezberlenir ve gereğince amel edilirse mekan değişir, zaman mübarek çağlarla irtibat kurar, işte o zaman ev de, iş yeri de islám okulu olma noktasında önemli mesafeler kat eder. Özlemini çektiğimiz müeddeb nesil, fabrikalarda değil, Allah (c.c) ve Rasûl (s.a.v) buyruğunun hakim olduğu evlerde yetişecektir. İslam evinden mahrum olan Batı, bilimde-sanayide terakki ettikçe ahlakta tedenni etti. Büyük İstäm medeniyetinin ruh vereceği yeni dünyanın yüce devletinin tebåsı böyle bir sendrom yaşamayacak. Çünkü madde planında terakkinin yolunu açacak âlim ve arif gibi, sanayici de mühendis de Islam okulu gibi faaliyet gösteren evlerde yetişecek.
Din
Bilmez misin ki, umut bir kuştur. Konar ve gider. Nurullah Genç
Edebiyat
Fatih’çe, Yavuz’ca sevdalan gene Bayrak ol, her yerde dalgalan gene Ya gazi olasın, ya kurban gene Uyan şehadete talibim uyan.
Türkiye
KAÇ MİLYON KADIN BİR ANNE EDER?!
Dokuz ay karnında taşıyan, ağayı da beyi de doğuran, "ah" edip usanmayan, "yavrum doğacak" diye cefadan sefa çıkaran, mesai mefhumu bilmeyen, ek ders almayan, "Bu iş branşım değil!" deyip kenara çekilmeyen, sorunca söyleyen, konuşmayı öğreten, acıkınca doyuran, üşüyünce ısıtan, daralınca kucaklayan, yorulunca soluklatan, hıçkırınca ağlayan, kirlenince yıkayan, ağlayınca okşayan, dizlerinde uyutan, kış gecelerinde masal anla-tan, Hayber önlerinde Ali'ye yoldaş kılan, Malazgirt'te Alparslan'ı otağında ağırlayan, Selahaddin'i Kudüs ordusuna hazırlayan, hasta olunca başucunda dua okuyan, gecikince gözü yollarda kalan, sokağa çıkarken "Dikkatli ol yavrum!" diye arkamızdan bağıran, okula giderken çantamıza yiyecek dolduran, akşam dönüşümüzü kollayan, gündüz bağda-bahçede uğraşan, gece olunca "yarrum üşütmesin" diye kazak dokuyan, şefkatli elleriyle giydiren, uyurken seyreden, konuşunca sevinen, üzülün ce hüzünlenen, hiçbir sözümüze "bana ne?" demeyen, derdimizi dert edinen, cennetin yolunu gösteren ANNELERİMİZ bize insan olmayı öğreten, nasıl MÜSLÜMAN kalacağımızı gösteren en fedakar öğretmenlerdir. Evini bakıcıya havale edip erkeklerle kariyer yarışına giren kaç milyon kadın bir ANNE eder?!
Alıntı