" Hayat, beni her gün yüz dilime ayırıp sonra tekrar birleştiriyor. Her şeyim, yerli yerinde görünse de eskisi gibi olamıyorum. Çatladığımı hissediyorum. "
" O çatlaklardan da hayallerimiz sızlıyor öyle mi?"
" Evet. Rüyalarında hiçbir şeye müdahale etme hakkın yoktur ya, öyle. Kendime de kaderime de, dokunamıyorum. "
" Anamı öyle özledim ki..."
Turkuvaz Yayınevi - 1.Baskı - 256. ve 257. Sayfa·Kitabı okudu
" akıp giden ruhumuz. Geride kabuklarımız kaldı, onlara da vücut diyoruz işte. Saat kaç acaba? dedi Firuz.
"Ne önemi var ki. Zamanın çürüdüğünü hissetmiyor musun? Biz insanlar kabir böcekleri gibi onu yiyoruz."
" Bence çürümedi, durdu. Bir labirente koyuldu saatler. Rakamlar, ilerlemek için çıkış bulamayıp yerlerinde sayıyorlar. Saat beşken bir anda dörde geriliyor sonra üç olup yine dörde dönüyor. Akreple yelkovan bile asli vazifelerini unutup ...' la savaşıyorlar.."