Emranooo

Emranooo
@Emrano
90'ların ortalarında Dünya'da varlığım hissedilirken, haberdar değildim bundan. 1000kitap.com/@Emrano instagram.com/emranooo2?igsh=...
Ne Güzel Şey Hatırlamak Seni
" Ne güzel şey hatırlamak seni: ölüm ve zafer haberleri içinden, hapiste ve yaşım kırkı geçmiş iken... Ne güzel şey hatırlamak seni: bir mavi kumaşın üstünde unutulmuş olan elin ve saçlarında vakur yumuşaklığı canımın içi İstanbul toprağının... İçimde ikinci bir insan gibidir seni sevmek saadeti... Parmakların ucunda kalan kokusu sarduya yaprağının, güneşli bir rahatlık ve etin daveti: kıpkızıl çizgilerle bölünmüş sıcak koyu bir karanlık... Ne güzel şey hatırlamak seni, yazamak sana dair, hapiste sırt üstü yatıp seni düşünmek: filanca gün, falanca yerde söylediğin söz, kendisi değil edasındaki dünya... Ne güzel şey hatırlamak seni. Sana tahtadan birşeyler oymalıyım yine: bir çekmece bir yüzük, ve üç metre kadar ince ipekli dokumalıyım. Ve hemen
Mavi Gözlü Dev- Ölüm Yıl Dönümü- Rahmetle
Şiir
Reklam
Bir kere sevdaya tutulmaya gör; Ateşlerde yandığının resmi midir? Aşık dediğin, Mecnun misali kör; Ne bilsin alemde ne mevsimidir. Dünya bir yana, o hayal bir yana; Bir meşaledir pervaneyim ona. Altında bir ömür döne dolana Ağladığım yer penceresidir."
1000Kitap
" Dünya üç beş bilgisizin elinde; Onlarca her bilgi kendilerinde. Üzülme, eşek eşeği beğenir; Hayır var sana kötü demelerinde. "
-Dörtlükler -Rubailer- Çeviri: Sabahattin Eyüboğlu
1000Kitap
Beni de Götürün
" Kocaman geminizde bana da avuç içi kadar Bir yer verin! İçimi bir keten gibi örüp size vereyim Hasır masalarınızın üstüne serin Beni de götürün Beni de götürün yolcular Toprak gibi çatlayan dudaklarımı Arzu çeşmelerinde ıslatayım Beni de götürün yolcular Yeşeren yüreğimi söküp önünüze atayım, Beni de götürün yolcular Dişlerimi Çin’de, saçlarımı Buhara’da satayım, Kulunuz olayım, yolcular, köleniz, götürün! Çok uzaklardaki yıldızlı geceler Yirmi beş yaşına masal söylemesini bilirler Çok uzakların güzel olduğunu bana onlar söylediler. Size yıldızlarımın bütün masallarını söylerim Beni de götürün. Denize beyaz bir gül düştü O gül niçin denize düştü size söylerim. O gülü alıp size veririm Beni de götürün. "
-Yaradana Mektuplar, 1941-
Edebiyat
Hasretinden Prangalar Eskittim
" Seni, anlatabilmek seni. İyi çocuklara, kahramanlara. Seni anlatabilmek seni, Namussuza, halden bilmeze, Kahpe yalana. Ard- arda kaç zemheri, Kurt uyur, kuş uyur, zindan uyurdu. Dışarda gürül- gürül akan bir dünya... Bir ben uyumadım, Kaç leylim bahar, Hasretinden prangalar eskittim. Saçlarına kan gülleri takayım, Bir o yana Bir bu yana... Seni bağırabilsem seni, Dipsiz kuyulara, Akan yıldıza, Bir kibrit çöpüne varana, Okyanusun en ıssız dalgasına Düşmüş bir kibrit çöpüne. Yitirmiş tılsımını ilk sevmelerin, Yitirmiş öpücükleri, Payı yok, apansız inen akşamlardan, Bir kadeh, bir cıgara, dalıp gidene, Seni anlatabilsem seni... Yokluğun, Cehennemin öbür adıdır Üşüyorum, kapama gözlerini..."
Ölüm Yıl Dönümü, Rahmetle
Edebiyat