İnsanın çömlekten farkı olmamalı, nasıl ki çömleği ayakta tutan dışındaki biçim değil, içindeki boşluk ise; insanı ayakta tutan da benlik zannı değil hiçlik bilincidir.
Hz.Mevlana (k.s.)
Evli
Nefsin en büyük tehlikesi, övgüyü celb etmektir. Kendisinin iyi anlatılmasını ister ve halktan da övgü bekler. İşte ağır ibadetleri, anlatılan manadan ötürü kendisine yükler. Bunun sonunda da, kendisini gösteriş ve iki yüzlü olma hali sarar. Bu halinin alameti ise.. anlatılan övgüler, iyi anlatmalar kesildiği zaman; insanların kendisini kötülediği vakit, tümden amelleri bırakmasıdır.
Bizler, bir tek kişinin bir millet için her şeyi gerçekleştirebileceğini düşünmenin bir hayal, bir kandırmaca olduğu kanaatindeyiz. Bu gibi fikir ve duyguları çalışanların kafasından silmemiz gerekir ki, kendilerinden öncekilerin yaptıklarından da faydalansınlar.
Gerçek şu ki, bizler, Allah' ın kitabını hayatımızdan çıkarmışız. Elimizde sanki fayda vermeyen ve hükmü icra edilmeyen tarihî bir eser varmış gibi davranıyoruz. Gerçekte ise başımıza gelen bütün bela ve musibetlerin kaynağı da bu anlayıştır.
Eskiden Kur'an hafızlarının askerlik görevinden muaf tutulması amacıyla kurulmuş olan merkezlerde, bugün hiç kimsenin bulunmaması, Kur'an'ın kaybedildiğinin en büyük göstergesi değil midir?
Kur'an-ı Kerim, geçmişte namazların süsü iken günümüzde eğlencelerin süsü haline gelmiştir. Önceden mahkemelerde adalet ölçüsü iken günümüzde düğün yerlerinin eğlence vesilesi haline gelmiştir. Günümüz Müslümanlarının, Kur'an' a yaklaşımlarının ' olsa da olur, olmasa da' şeklinde olduğunu söylerken haklı değil miyim?