İnsanın çömlekten farkı olmamalı, nasıl ki çömleği ayakta tutan dışındaki biçim değil, içindeki boşluk ise; insanı ayakta tutan da benlik zannı değil hiçlik bilincidir.
Hz.Mevlana (k.s.)
Evli
Demek ki, ben, aşmak istediğim sınırla, huzurunda, ham istiklâlin ne kadar gülünç, kör benliğin ne kadar sefil, dış mantık ve müşahadenin ne kadar aptal hâle geldiğini gösteren bir teslimiyet meydanı açmak istiyorum!
Roman severler için sürükleyici bir kitap, okumaya aşina olmayanlar için karmaşık gelebilecek bir roman. Elinize aldığınızda diğer işlerinizi bırakıp sadece bu kitabı bitirmek istiyorum diyebileceğiz türde sizi bağlayan bir kitap. Eleştirmek gerekirse; fantastik öge ve süreçler bazen biraz zorlama ile oluşturulmuş hissi veriyor. Sevdiğim yanlarından en dikkat çeken ise bir soyun başlangıcı ve bitimini içeren geniş bir süreci irdeleyen, aile ve toplum yapısını irdeleyen ve bunu yaparken kitabın başı ve sonunu birbirinden koparmadan tam bir bütünlük ve karmaşa yaratmadan anlatmayı başarmış olması ve kitapta bir soya indirgenerek anlatılmış olmakla beraber belki de yazıldığı coğrafyanın ve zamanın kaderini size hissettirip düşündürmeye sevk etmesi.
Yazarın diğer ünlü romanı olan Hayvan Çiftliği ile birlikte mutlaka okunması gereken distopik romanlardandır diyebilirim. Romanda, insanların yalnızlığa sürüklendiği, tekdüze bir hayatın dikte edildiği, büyük birader diye tabir edilen diktatör karakterin sizi sürekli izlediği bir dünya düzeni oluşturulmuştur. "Savaş barıştır" "kölelik özgürlüktür" şeklinde, çift-düşün diye tabir edilen ve aynı anda asla bir arada bulunamayacak kavramların bir arada düşünülmesini insanlara dikte eden bir sistem kurulmuştur. Bu sistemle esasen düşüncenin tamamen durdurulması amaçlanmaktadır. Hatta yeni oluşturulan ve ördek vaklamasına benzeyen yeni dille insanların beyniyle değil gırtlağıyla konuşması istenmektedir. Günümüz uygulamalarında içinden izler bulabileceğiniz, mükemmel bir kurguyla ve son derece akıcı bir dille yazılmış bir roman.