Üç gündür canının istediği zaman yüzüyor, kumsalda uzanıyor, sokaklarda dolaşıyor, uyuyordu. Yalnız geceler değişmiyordu. Her gece sırtını yastığa dayayıp, perdesi kararıncaya değin karşı pencereye bakar, boyuna sigara içerdi.
Ertesi gün sıkıcı bir sabahla başlayacaktı. Kim bilir, iç sıkıntısı olmasa, belki insanlar işe gitmeyi unuturlardı. 'İş avutur, ' derdi babası. O böyle avuntu istemiyordu. Bir örnek yazılar yazmak, bir örnek dersler vermek, bir örnek çekiç sallamaktı onların iş dedikleri. Kornasını ötekilerden başka öttüren bir şoför, çekicini başka ahenkle sallayan bir demirci bile ikinci gün kendi kendini tekrarlıyordu. Yaşamanın amacı alışkanlıktı, rahatlıktı. Çoğunluk çabadan, yenilikten korkuyordu. Ne kolaydı onlara uymak!