Bazı kitaplar ikinci kez okunmalı denir güzelliği özelliği vurgulanmak için, ben bu kitap için güzelliğini vurgulamak adına bu yorumu yapmayacağım. Kitap bittiği andan itibaren hayallerimde tekrar tekrar okuyorum, yaşıyorum. Raif efendi Maria ya olan aşkını kelimelerde okurken sonunda beni de maria ya aşık etmişti maria benim içinde artık özeldi ve bu duyguyu aşağıda alıntı ile özetleyeceğim...
Köprünün kenarına yaslanarak hareketsiz sulara baktım. Yeni başlayan hafif bir yağmur suyun tüylerini tiken tiken ediyordu. Ta ilerilerde büyük ve motorlu bir mavna, rıhtımdaki arabalara meyve ve sebze boşaltıyordu. Bu karanlık ve sıkıntılı manzara ne kadar güzeldi! İçime çektiğim ıslak hava ne kadar tazeydi! Yaşamak, tabiatın en küçük kımıldanışlarını sezerek, hayatın sarsılmaz bir mantık ile akıp gidişini seyrederek yaşamak; herkesten daha çok hayat doldurduğunu bilerek yaşamak… ve bilhassa bütün bunları anlatacak bir insanın mevcut olduğunu düşünerek, onu bekleyerek yaşamak…
Kürk Mantolu Madonna'da bize sunulan geçmişin gösterişsiz sıradanlığını, o zamanlarda yaşanan aşkların neden bu kadar güzel olduğunu yaşadığımız dönemle kıyas ettiğimizde anlamamızı kolaylaştırıyor. Maria yarın öğlende buluşalım dediğinde Raif tamam cevabını verip arkasını dönüp heyecan içerisinde yarını beklemeye başlamıştı Maria seslendi Raif nereye gidiyorsun nerede buluşacağımızı kararlaştırmadık... işte o anın heyecanını bende yaşamıştım okurken bende sormadım Raif Efendi ile beraber mutlu bir şekilde eve dönüyorduk... İnsan içerisinde bulunduğu kendi yaşının ve ruh halinin aidiyetine özel yorumlar o kitabı...
Hepimizin birer Maria Puder'i veya Raif Efendi'si olsun istiyoruz. Raif efendi olur muyum bilmiyorum ama Maria Puder'i mı bekleyeceğim.