Emre Kuşkaya

Emre Kuşkaya
@EmreKuskaya
Dünyadaki her vilayet bulundukları yerde geçim sağlayamayan veya başka bir yere taşınamayan sakinlerle dolup taştığında… dünya kendini temizleyecek.
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Ruhu zaten ölmüştü, geriye sadece bedenini öldürmek kalmıştı.
Madam kendini, öldüğü düşünülen ama yerin altında, tabutun içinde uyanıp, bağırıp çıldıran ve tabutun kenarlarını yumruklayan ama yukarıda kimsenin onu işitmediği, insanların üzerinde umursamazca yürüdüğü ve sesi yalnızlık içerisinde yitip giden bir kadın gibi hissediyordu.
Sayfa 37·Kitabı okudu
Buna içimdeki şeytan diyordum; müdafaasını üzerime almaktan korktuğum bütün hareketlerimi ona yüklüyor ve kendi suratıma tüküreceğim yerde, haksızlığa, tesadüfün cilvesine uğramış bir mazlum gibi nefsimi şefkat ve ihtimama layık görüyordum. Halbuki ne şeytanı azizim, ne şeytanı? Bu bizim gururumuzun, salaklığımızın uydurması… İçimizdeki şeytan pek de kurnazca olmayan bir kaçamak yolu..İçimizde şeytan yok..İçimizde aciz var..Tembellik var..İradesizlik, bilgisizlik ve bunların hepsinden daha korkunç bir şey: hakikatleri görmekten kaçmak itiyadı var..Hiçbir şey üzerinde düşünmeye, hatta bir parçacık durmaya alışmayan gevşek beyinlerimizle kullanmaya lüzum görmeyerek nihayet zamanla kaybettiğimiz biçare irademizle hayatta dümensiz bir sandal gibi dört tarafa savruluyor ve devrildiğimiz zaman kabahati meçhul kuvvetlerde, insan iradesinin üstündeki tesirlerde arıyoruz.
Sana teşekkür borçluyum evlat…Bana dünyanın hakikaten suratına tükürülmeye bile değmez olduğunu ve bu dünyada suratına tükürülmeyecek bir tek, ama bir tek insan bile bulunmadığını sağlam bir şekilde ispat ettin.
Sayfa 184·Kitabı okudu