Evet, şu anda varım. Ve bu sırada dikkatimi çeken, daha ileri gidemeyecek olmam. Yaşam boyu hapse atılmış bir insan gibi ve her şey önünde bulunan. Ama aynı zamanda yarının ve tüm öteki günlerin benzer olacağını bilen bir insan gibi. Çünkü bir insan için şimdiki zamanın ayrımına varmak, artık hiçbir şey beklememektir.
Gün gelir, sevdiğin avuçlarından kayıverir. Kulaklarına çalınan tatlı, hüzünlü bir şarkı, yüreğinde bir özlem, sıcacık bir histir artık ama dokunamazsın ona.
Bana göre özgürlükten kasıt, içkin bir tasarımı olmayan bir evrende yaşamamız itibarıyla hepimizin kendi hayatlarımızın, seçimlerimizin ve eylemlerimizin yazarı olmasıdır. Bu tür bir özgürlük öyle çok kaygı yaratır ki çoğumuz bunun yükünden kurtulmak için tanrılara veya diktatörlere kucak açarız. Eğer deneyimlediğimiz her şeyin, Sartre’ın tabiriyle, “tek resmî yazarı” bizsek, o halde evrendeki her şeyin öngörülemez olduğunu fark etmek en değer verdiğimiz fikirlerimizi, en asil hakikatlerimizi, tüm kanaatlerimizin temelini büsbütün sarsacaktır.