Hikâyemi saati saatine yazmam gerekiyor. Az sonra değişebilirim. Yalnız halim değil, amacım da değişebilir. Benim yaptığım, değişen ve birbirine benzemeyen olayları, kararsız ve bazen çelişmeli fikirleri yazıya dökmektir. Acaba benliğim mi değişiyor, yoksa aynı konuları ayrı şartlara ve ayrı bakımlara göre mi ele alıyorum? Her ne hal ise, Kendi kendimden ayrıldığım oluyor.
Yazmak çok güzel bir eylem olsa da bazı duygular vardır ki sadece yazılı kelimelerle aktarılamaz ya da "hissettirilemez". Yazı, sonsuza kadar kalıcı olabilir ama iki insan arasındaki boşluğu kapatan bir köprü olan ses gibi etkili olamaz.