uğurlamak için kalkan sakar eldir ya da
kırık bir kol... aklındaki soruya vurdurulur şiir.
gidenin ardından dökülen bir tas sudur ayrılık.
öğrendiğim çaresizliği saklıyorum bataklığımda
gövdesini soran bir soruydu... yazık
paranteze sığmadı, uzun bir sözcükmüş
).....a.......y.......r.......ı.......l.......ı.......k.....(
yağmur dallarıyla gelir bahçemize derin
kuşlar bırakır gözlerini... dikenler kan-
atılır şimdi... sana bakmanın diyetidir şiir.
hep akşamı bekledim, hep akşam
“bekledim” parça parça bir bölünmedir
mum gibi tüterim tütünüm zehir