Herkese merhabalar...
Yine Stefan Zweig ve yine trajik bir roman. Yazar trajik roman yazmak için bu hayata gelmişti bence :) çünkü kendi yaşamı da intiharla bitmişti. En basitinden burdan anlayabiliriz.
Kitap hakkında kısaca şöyle söylemek isterim ki; gayet kısa bir kitap, akıcılığı yüksek, etkileyici bir konusu var, sıkılmadan okunabilecek ve maalesef ki bittikten sonra insanı biraz hüzünlendiren bir eser. Zaten Stefan Zweig okununca okurun kendini bu duruma hazırlaması gerektiğini de düşünüyorum.
Olay tıpkı filmlerde olduğu şekilde başlıyor. Eserin son sahnesinden bir parçayla başlıyor ve ardından olayın başından başlayarak son kısmını tekrardan birleştiriyor.
Şöyle ki: 1912 yılında gerçekleşen bir gemi kazası ve bu gemi kazasının nasıl ortaya çıktığını ve olayın nasıl bu duruma geldiğini anlatmakta ancak olay biraz muamma gözükse de romanı okuyan kişinin hafızasında kalacak tek şey olaydaki erkek karakterin kadın karaktere olan aşkının bir insana neler yaptırabileceğini gözler önüne seriyor. Her ne kadar da o dönemin gazeteleri olayı bir muammaya götürse bile.
Stefan Zweig okuyacaksınız eğer kendinizi iyi bir sona veya mutlu bir sona veya sevinçli veya olumlu bir sona hazırlamayın derim.
Kısa, güzel, akıcı ve bununla birlikte bir çok özelliği barındıran bir kitap olduğunu düşünüyorum...
Şimdiden iyi okumalar sayın gerçek okurlar..:)
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Herkese merhabalar...
Usta yazar Stefan Zweig diyince aklıma genel anlamda; trajik hikayeler, mutsuz sonlar, hüzünlü aşklar...gelir.
Nitekim bu kitap da onlardan biri diyebileceğimiz türden. Kitabı çok beğendim çünkü bitirdikten sonra kendimi çok garip hissettim ve etkisi belli bir süre devam etti.
Kitap içeri hakkında düşüncelerimi paylaşmak istiyorum, şöyle ki:
Korku, çok genel anlamda bir duygudur öyle değil mi?
Bir çok korku çeşidi vardır; mesela herhangi bir hayvandan korkarız, karanlıktan korkarız, duygularımızı ifade etmekten korkarız ve daha bir çok şeyden de korkmak mümkün.
İşte kitapta işlenen korku; korkunun nasıl oluşabileceğini, korkunun sebep olabileceği durumları, korkunun bir insana neler yapabileceğini açıkça ortaya koymaktadır. Biraz daha açıkça ifade etmem gerekirse kitapta, işlenen ihanetin sonucunda ortaya çıkabilecek korkunun ve bu duygunun etkisiyle kişi de çeşitli sanrılar oluşmaya başlamakla birlikte, kişinin normal düşünsel sürecinin bozulmasına veya şizofrenik davranışların da nüksetmesine, kısacası kişinin düşünsel süreçten ailesel ilişkilerine kadar bir çok konuyu etkileyebilecek olan bir korku işlenmektedir.
Kitap, okurken size hem tahminlerde bulunmanızı hem empati kurmanızı hem de bir çok duyguyu hissetmenize sebep olabilecek. Kesinlikle okumanızı tavsiye ederim. Çünkü güzel kitaplar paylaşıldıkça anlam kazanır.
İyi okumalar sayın gerçek okurlar:)