Ömer

1/10
·72 syf.··
Beğendi
·
2019 10. kitabı
·
13 saatte okudu
·
Okunma: 16 Şubat 2019 01:23
Halil Cibran 'ın bu eseri bir birinden bağımsız hikayecikler silsilesinden oluşmakta. İçinde çok güzel ve öğüt verici hikayeler olmasının yanında anlamlandıramadığım hikayelerin de olduğunu itiraf etmeliyim. Cibran bu eserinde de arı, saf bir dil kullanmıştır. Sanatlı ve şiirsel dili yine ön plandadır.
Edebiyat
GezginHalil Cibran · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202514,1bin okunma
Ömer
1 puan???
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Büyük Yürüyüş
Hepimizin, bakışlarını üzerine dikecek birilerine gereksinimimiz var. Hangi tür bakışlar altında yaşamak istediğimize göre dört kategoriye ayrılabiliriz. İlk kategori sayısız anonim gözü, başka deyişle, kamuoyunun gözlerini özlüyor. İkinci kategori bir sürü tanıdık göz tarafından seyredilmek için dirimsel bir gereksinim duyan insanların oluşturduğu kategoridir. Bunlar kokteyl partilerle yemeklerin yorulmaz ev sahipleridir. Seyircilerini kaybettiklerinde yaşam odalarında ışıkların söndüğü duygusuna kapılan birinci kategoriden daha mutludurlar. Bir de üçüncü kategori var; sürekli sevdikleri insanın gözü önünde olmak isteyenlerin oluşturduğu kategori. Onların durumu birinci kategoridekilerin durumu kadar tehlikelidir. Bir gün sevdiklerinin gözleri kapanacak ve oda kararacaktır. Ve son olarak da dördüncü ve en ender görülen kategori, varolmayan kişilerin düşsel gözlerinde yaşayanların oluşturduğu kategori var. Bunlar düşçülerdir.
Sayfa 272·Kitabı okudu
Ömer
Dört :(
Düşünceler baskı altına alınarak yok edilemez. Onlar ancak dikkate alınmayarak yok edilebilir. Ursula K. Le Guin
Ömer
Düşünceler hiç bir şekilde yok edilemez
"Evvel refik, badel tarik.." 🌹
Ömer
Manası nedir?
10/10
·160 syf.·
2019 8. kitabı
Sevdiğin birinden iki şekilde ayrılırsın bir, onu çok severek bir de ondan nefret ederek ama bunu seçmek senin ellerinde. Onu nasıl tanıdığın gibi mesela, ona hak ettiği değeri verip vermemen gibi mesela... Peki ya bu insan senin en nefret ettiğini zannedip te en yakının olansa ya o insan seni kalbinde gizli ve kimseye açamadığı kapalı bir kutu olarak saklıyorsa ya o senin için kendi hayatından vazgeçecek kadar değerli biriyse... Bu hayatta bazen hatalar yaparız, evet bazılarını telafi ederiz ama en kötüsü ya birini haksız yere ömür boyunca cezalandırdıysak, ona Acımadıysak ve sonunda yaptıklarımızı telafi etmek için son şansımızı da ön yargılarımız yüzünden kaybettiysek.. Biz insanoğlu ne yazık ki farklı varlıklarız. Mesela birinin anlattıklarına hemen inanıp kulaktan dolma bilgilerle başka biri hakkında kesin hüküm verebiliyoruz, sonra da pişman oluyoruz. İşe bu kitabın da gerçeği bu. Kitabı okurken sanki aynaya bakıyormuşum gibi hissettim. Acımayan da nefret eden de ön yargılı olan da ve sonun da pişman olan da bendim sanki. Okurken acımadım ne kadar kötü biri dedim, sonra anladım, sevdim, sevince acıdım, acımayı öğrendim. Yürek ne kadar katı olsa da her zaman herkesin 2. bir şansı hak ettiğine karar verdim ve kendimi eleştirdim. Ben nasılım dedim. Ben nasılım? Zehra gibi miyim, noksanlarımdan biri de acımayı bilememem mi ön yargılarımı hala kıramam mı. İşte Reşat Nuri Güntekin'in yine yüreğimizin en derin ve en karanlık yerini bile aydınlattığı bir eseri daha...
AcımakReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 202151,7bin okunma
Ömer
Güzel bir inceleme olmuş. Yüreğinize sağlık