Bırak dedin ya, bırak böyle kalsın diye…
İçimde yarım kalmış cümleler hâlâ seni çağırıyor.
Bir yanım sustu, bir yanım hâlâ o eski şarkıyı mırıldanıyor,
Biz en çok susarken anlaşıyorduk oysa.
Gözlerin vardı, geceyi bile utandıran,
Şimdi karanlık bile senden daha sıcak geliyor bana.
Bir bankta yan yana oturmak kadar basitti mutluluk,
Ama biz onu bile ağır yaşadık, ağır kaybettik.
Varsın gülsünler hâlimize,
Biz kahkahaların arasına gizlenmiş bir vedaydık.
Kimse bilmez, neyin kırıldığını içimizde,
Ne zaman koptu o ince bağ, ne zaman dağıldık.
Sen gittin…
Ama gidişin bir yol değil, bir eksiklik bıraktı.
Her şey yerli yerinde gibi, ama hiçbir şey yerinde değil,
Çünkü sen yokken dünya bile eksik yazılmış bir cümle gibi.
Ne zaman diner bu içimdeki uğultu?
Ne zaman susar adını sayıklayan kalbim?
Özgürlük dedikleri şey belki de sensizliktir,
Ama ben hâlâ esaretini seviyorum.
Gel demeyeceğim artık,
Çünkü bazı dönüşler sadece yarayı derinleştirir.
Ama bil…
Bir köşede hâlâ seninle konuşan bir ben var.