Dün sabaha karşı kendimle konuştum.Ben hep kendime çıkan bir yokuştum.
Yokuşun başında bir düşman vardı.Onu vurmaya gittim kendimle vuruştum.
Özdemir Asaf
Dogarken mi başladi benim son yolculugum
Ondan mi öyle geçti o garip çocuklugum
Masallarla düşlerle beni hep aldattilar
Yaşadigim; en büyük yalandi biliyorum
Boşlugu kucaklardim uzatsam ellerimi
Düşsem diye beklerdi pusuda bir uçurum
Kol gezerdi çevremde acilar ölüm gibi
Ben ondan böyle kaldim, ondan karardi ruhum
Yagmur mu yagmazdi ne, tarlalar mi çorakti
Neden hiç yeşermedi serptigim onca tohum
Şimdi ölen bir şey var içimde azar azar
Ha söndü ha sönecek yillar önce yanan mum
Susmayin biliyorum, ben bir yalan dünyada
Gürültülü yaşadim, sessizce ölüyorum
Ümit Yaşar Oğuzcan
İnce uzun bir hayvan
Çarpıyor
Çarpıyor
Çarpıyordu kendini taşlara.
Canı mı sıkılıyor
Can mı çekişiyordu yoksa?
Yok efendim dedi yanımdaki adam
Gömlek değiştiriyor yılan
Bu hallerden anlarız dedi az çok
Biz de sınıf değişmiştik bi zaman
Can Yücel
Lûgat, bir isim ver bana halimden;
Herkesin bildiği dilden bir isim!
Eski esvaplarım, tutun elimden;
Aynalar, söyleyin bana, ben kimim?
Söyleyin, söyleyin, ben miyim yoksa,
Arzı boynuzunda taşıyan öküz?
Belâ mimarının seçtiği arsa;
Hayattan muhacir, eşyadan öksüz?
Ben ki, toz kanatlı bir kelebeğim,
Minicik gövdeme yüklü Kafdağı,
Bir zerreciğim ki, Arş'a gebeyim,
Dev sancılarımın budur kaynağı!
Necip Fazıl Kısakürek
Ona seni anlattı, sana onu anlattı..
Başı ona anlattı, sana sonu anlattı..
Yarım-yarım yaşayan darmadağın evlere
Birin ne kadar bütün olduğunu anlattı.
Özdemir Asaf