Enes Sekman

Enes Sekman
@Enes_45
Hafız Medrese Ehl-i Hadis
İmam
Medrese
Manisa
Malatya
14 okur puanı
Temmuz 2023 tarihinde katıldı
Puan vermedi·100 syf.··
2023 30. kitabı
Bugün kitap hakkında konuşmayacağım. Çünkü kitap hakkında konuşmaktan utanırım. O kadar güzel bir kitap yani. Eleştiri desen var, mizah desen var, dram desen var. Fakat kitap içerisindeki şu iki cümle beni iki gündür düşündürüyor. Aynen şu cümleler: "Gerçekten bir İrlandalıysak, kültürümüzü diriltmenin yollarını ve İrlandalı olmak nedir sorusunu düşünmeliyiz. İrlandalılığa aykırı davranırken İrlandaca konuşmak pek bir şey ifade etmiyor." Yazar İrlandalı olduğu için cümlelerde İrlanda geçiyor. Ama bizim için bu cümlenin vermek istediği mesaj önemli. Aslına bakılırsa o dönemde bu cümlelerin yazılması çok manidar. Çünkü bugün bizim ülkemizde olduğu gibi o dönemde de halk iki kısma ayrılmış durumda: 1-)Britanya'ya bağlı kalmayı savunan ittihatçılar 2-)Bağımsızlığı savunan milliyetçiler Bugün bizim ülkemiz de Avrupa'ya hayranlık duyup aslını unutan sekülerler ve aslına sadık kalmaya çalışan milliyetçiler, muhafazakarlar olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Peki bu kutuplaşmayı kökten çözecek şey nedir? diye soracak olursak eğer bence bunun cevabı zikredilen cümleyi şu şekilde değiştirmektir: "Gerçekten bir Türk, Kürt, Laz, Çerkez neyse ne gerçekten bir Müslümansak, kültürümüzü diriltmenin yollarını ve Müslüman olmak nedir sorusunu düşünmeliyiz. Müslümanlığa aykırı davranırken Müslümanca konuşmak pek bir şey ifade etmiyor." 1845-1852 yılları arasında binlerce insan kıtlıktan dolayı açlıktan ölmüşken, halkın büyük bir kısmı göç yapmaya mecbur kalmışken ve dönemin en güçlü devletlerinden biri olan İngiltere yüzbinlerce insanı açlığa terk etmişken nasıl ki o dönemde hâlâ İngiltere'ye bağlı kalalım diyen ahmaklar olduysa aynı bugün de ülkemizde, kıtlık döneminde İrlanda'ya (hiçbir zorunluluğu olmamasına rağmen) beş gemi yardım ve belli miktar para gönderen Sultan Abdülmecid
Fakirlik EdebiyatıFlann O'Brien · Everest Yayınları · 2022163 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Edepsiz Edebiyat !
Puan vermedi·67 syf.··
2023 26. kitabı
Edebiyatın aslı edepten gelir. Bu kitap ise edepten yoksun bir tarzda yazılmış. Onun için edebî bir eser gözüyle bakmayın kesinlikle. Ne demek istediğimi yazarın şu cümleleri benden daha iyi bir şekilde anlatacaktır size: "Neden bunalımları çözümleyemiyoruz? Neden dost olmadan, erkek-kadın, karı-koca olmaya çabalıyoruz? Yirmi yaşlarının başındaki insanlar böyle mi olmalı? Sevişmek için ilkin nikah imzası mı atılmalı? Ya da yalnız kalıp, yıllar yılı erkek-kadın özlemiyle kendi kendilerine mi boşalmalılar? Erkekler, kadın resimlerine mi bakıp heyecanlanmalılar? İlk kadını genelevde mi tanımalılar? Karı-kocalar birbirlerinin gövdelerine "mal" gözüyle mi bakmalı? İnsanın doğal yapısı bu davranışların tümüne aykırı. Bizim insanlarımızın insan sevmesi, insan okşaması çocukluktan engelleniyor. Saptırılıyor. Çarpılıyor." (s.44) Belli ki yazar bir kadın ya da erkeğin bugün birinin yarın da başka birinin kucağında olmasını gayet tabiî karşılıyor. Şu satırları okurken midem bulandı. İnsanı hayvandan ayıran en büyük özelliklerden biri de namus değil mi? Gerçi aynı kitabın 41. sayfasında şu cümlelerle yer veren yazar için bu cümleleri kurması gayet normal. Şöyle diyor: "Onunla yeniden buluştuğumuzda bir başka erkekten gebeydim. Çocuğu aldırdığım gün, bana kırmızı karanfiller getirdi." Bunun adı rezalet değil de ne? "Bâtılı tasvîr sâfî zihinleri işgal eder." der büyüklerimiz. Buraya yazmaktan haya ettiğim nice cümleler ve betimlemelerle dolu 65 sayfalık, benim gözümde zerre kadar edebî kıymeti olmayan küçük bir yazı müsveddesinden başka bir şey değil bu kitap. Dikkatimi çeken bir konu daha var. Bir insan 65 sayfada neden bütün dinlere kin ve nefretini kusar ki? Herhangi bir tanrıya inanmadığını üstüne basa basa vurgular ki? Hristiyanlıkla alakalı papaz ve rahiplerin yaptığı bazı
Edebiyat & Roman
Çocukluğun Soğuk GeceleriTezer Özlü · Yapı Kredi Yayınları · 202520,4bin okunma
ASHAB-I KİRÂM
Puan vermedi·240 syf.··
2023 25. kitabı
Ömer Nasuhi Bilmen Hocaefendi'nin (r.h) kaleme almış olduğu muhteşem bir eser. İnsaflı olmak nasıl olur onu gösteriyor. Ashâb-ı Kiram hakkında Müslümanların nasıl bir tavır takınması gerektiğini ehl-i sünnet çerçevesinde mümtaz bir şekilde beyan ediyor. Genellikle Muaviye (r.a) özelinde sorulara cevap verdiği soru-cevap tarzında yazılmış bu eser bana kalırsa müellifin Hukuk-u İslâmiyye ve Istılâhât-ı Fıkhiyye Kamusu isimli şaheserinden sonra yazmış olduğu en müstefâd eser. Dini hiçbir noktada taviz vermeyen merhum Ashâb-ı Kiram'a dil uzatanlara karşı da dik duruşunu sergilemiş ve Müslümanlara da Ashâb-ı Kiram hakkında nasıl bir tavır takınmaları gerektiğini talim buyurmuş. Gayet ilmî bir üslupla telif edilen bu kitabı tüm Müslümanların okuyup da istifade etmeleri elzemdir. Zira Ehl-i Sünnet akidesinde ashabın yeri farklıdır ve bu mesele akidevî bir meseledir.
Din İslam
Ashab-ı Kiram Hakkında Müslümanların Nezih İtikadlarıÖmer Nasuhi Bilmen · Risale Yayınları · 2020226 okunma
Eleştiri için şimdiden özür dilerim. Psikolojim bozuldu bildiğin :)
Puan vermedi·59 syf.··
2023 24. kitabı
Öncelikle selamün aleyküm. Yazımdan önce şunu belirteyim ki okuduğum en berbat kitaplardan biriydi. Normalde kitap alırken mutlaka bakarım yazarına, kitabın özetine vs. Ama bunda öyle bir şey yapmadım. Henüz dün aldım kitabı, bugün de İzmir'den Manisa'ya dönüş sırasında bitti. Normalde tek yudumluk, insana okurken acı çektiren "abi bitsin de şu acım dinsin" dedirten bir eser. Ama işte misafirlikte olunca acımız uzun sürdü. Evet herkes istediği gibi, kendine özgün bir şekilde yazabilir. Zaten yazar buna da dikkat çekiyor yazdığı satırlarda. Fakat okuyucuya bu kadar da zulmedilmez be abi. 50-60 sayfalık bir kitabın acısını günlerdir çekiyor gibiyim. Acı derken kitabın içeriği böyle çok acıklı bir şey değil ha. Yanlış anlamayın. Kitapta şizofren bir manyağın düşünceleri, hayal dünyası anlatılıyor. Ama gerçekten de şizofren gibi yazılmış. Devrik cümleler, bir konu bitmeden diğerine atlamalar hele hiçbir edebî eserde olmasını istemediğim küfürler vs havada uçuşuyor. Bir yere odaklanamadan bir diğerine atlıyor yazar. Belki kitabın ana karakteri böyle bir kişiliğe sahip diye yazar böyle bir şey yaptı bilemiyorum ama bu okuyucu açısından hiç iyi değil orası kesin. Bir de kitabın filmini çekmişler. Abi yapmayın şöyle şeyler zaten modern dünyada sıkıntılı zamanlar yaşıyor millet bir de böyle şizofren karakterlerle dolu kitapları piyasaya sürüyorsunuz. Her neyse konudan kopmadan şunu da söyleyeyim kesinlikle tavsiye etmiyorum. Sırf bitsin diye okudum. Başka da bir şey değil. Psikolojikmen bir süre de olsa sıkıntı çekmek isteyenler mutlaka okumalıdır diyorum. Ama dediğim gibi müellif gerçekten karakterin ruh halini yansıtmak için bu şekilde telif ettiyse hakkını yememek lazım kalemine sağlık.
Edebiyat & Roman
Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutkuİlhami Algör · İletişim Yayıncılık · 201434,8bin okunma