Hayır, babam izin vermiyor. Annem en büyük aracımız, komşular, akrabalar, hepsi aracı. Hayır, Nuh diyor peygam ber demiyor. Sınav kâğıtlarını aldık, doldurduk, yolladık. Kartlarımız geldi. Belli ki sınav günü evde olacak, bizi gön dermeyecek. Tüm hayellerim uçup gitmek üzere. Özgürlük, para kazanmak, eğlence...
Bir gün, herhalde bana bir kriz geliyor ve hiç düşünmeden, plan yapmadan karşısına dikiliyorum: “Baba, bak kartları mız burada, bizi eve zincirleyecek değilsin ya, gireceğiz, eğer bir izin verme, evden kaçacağım, haberin olsun!”
Evde herkes şok geçiriyor. Annemin beti benzi atmış. Ba bam gülmeye başlıyor. Adam delirdi mi ne. “iyi girin baka lım, ama göreceğiz, kazanamayacaksın, kazanırsan da bitire meyeceksin...” Hiç ummuyordum, kolay oldu.
“Göreceğiz” diyorum...
Bunca zaman boşuna işkence çekmişiz, insan kararlı olun ca dağları devirebilirmiş meğer. Bunca zaman bu adamdan boşuna mı korkmuşuz biz?