Engin Nazlı

Engin Nazlı
@Engin5252
Karaları deniz yapar dağları rüzgar yapıp kalbine yelken açarım
Teknoloji bölümü
Tekirdağ /Çerkezköy
Ordu /ünye, 1 Temmuz 1992
57 okur puanı
Ağustos 2020 tarihinde katıldı
Kediler sokakta gördükleri ve hiç tanımadıkları dişi kedi­ lerin etrafını sararlar, bekleye bekleye, sonunda ensesinden yakalayıp yaparlar... Sonra başka rastladıkları kediyi, sonra bir başkasını... Erhan’ı düşündüm... Hiç tanımadığı bir dişi­ yi, ensesinden yakalayıp etkisiz hale getirmiş, yapıyor... ya­ pıyor... Beş dakika sonra rahatlamış, dişiyi bırakıp gidiyor. Kendimi düşündüm, hiç tanımadığım bir erkeğe gidip sür­ tünüyorum, önünde sırt üstü yatıyorum, hadi gel, bana ge­ reklisin, işimizi görelim diyorum, yapıyoruz, ve arkamı dö­ nüp gidiyorum... Ve bulamıyorum, aramızda ne fark var ki, ben bunu yapa­ mam, o yapabilir. Ne fark var biz aşk diye tutturmuşuz, on­ lar sadece sevişmek? Onu gözümün önünde canlandırdım... Hiç tanımadığı bir kadınla yaparken ve beş dakika sonra ar­ kasını dönüp çıkarken... bir hayvan gibi... bir hayvan gibi..
1000Kitap
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Ve bir gün Erhan bana demesin mi, “Ben artık bir kadınla birlikte olmak istiyorum.” Birden anlayamadım, beynim dur­ du sanki. İçimden (ben kadın değil miyim) diye geçirirken, anlayıverdim, ben kadın değilim tabii, kızım ve insanlar par­ don bayanlar ikiye ayrılırlar: kadınlar ve kızlar. Genellikle evli olanlara kadın denir ama, evlenmeden kadınlığa ulaşan­ lar da çok iyi bilinir... Onlar aile içinde genç kızdırlar ama, kendi arkadaş çevrelerinde, “O kadındır biliyor musun” diye dehşetle ve de tiksintiyle anılırlar. Bütün erkekler kadın diye bilinen o dişi genç kızın peşindedirler, onunla yatmaktır bü­ tün amaçları, ve sonra herkese anlatırlar. Genç kızlar ise... onların sadece gençlikleri ve kızlıkları kalmıştır ellerinde... Bedenlerinin her tarafları ellense de, bedenlerinin her tara­ fına, bir erkek bedeninin her tarafı değse de, o genç kız, ger­ çekten genç ve kızdır. Ve kendilerini daha doğrusu bir tek o zar parçalarını, kocaları için ayırmışlardır, o kocanın hakkı­ dır, sevgiliye verilmez..
1000Kitap
Eve giriyorum, annemin yüzüne bakamıyorum, sanki bir yerlerimde bir işaret var. Soyundum ve çıplak bir erkek gör­ düm. Bakmasam da gördüm. O kadar utanıyorum ki. (Ne var utanacak, ne var, koskoca kız oldun, senin yaşındakiler ço- luğa çocuğa karıştı). Annemin kollarına atılsam, ona her şe­ yi anlatsam, akıl danışsam, ne yapmam gerektiğini söylese. Annem kızgın kızgın, “Nerede kaldın?” diyor. Hırsla kapıyı çarpıp odama giriyorum. Ne yapmalıyım ben, ne yapmalıyım. Kime sormalıyım?
1000Kitap
Hayır, babam izin vermiyor. Annem en büyük aracımız, komşular, akrabalar, hepsi aracı. Hayır, Nuh diyor peygam­ ber demiyor. Sınav kâğıtlarını aldık, doldurduk, yolladık. Kartlarımız geldi. Belli ki sınav günü evde olacak, bizi gön­ dermeyecek. Tüm hayellerim uçup gitmek üzere. Özgürlük, para kazanmak, eğlence... Bir gün, herhalde bana bir kriz geliyor ve hiç düşünmeden, plan yapmadan karşısına dikiliyorum: “Baba, bak kartları­ mız burada, bizi eve zincirleyecek değilsin ya, gireceğiz, eğer bir izin verme, evden kaçacağım, haberin olsun!” Evde herkes şok geçiriyor. Annemin beti benzi atmış. Ba­ bam gülmeye başlıyor. Adam delirdi mi ne. “iyi girin baka­ lım, ama göreceğiz, kazanamayacaksın, kazanırsan da bitire­ meyeceksin...” Hiç ummuyordum, kolay oldu. “Göreceğiz” diyorum... Bunca zaman boşuna işkence çekmişiz, insan kararlı olun­ ca dağları devirebilirmiş meğer. Bunca zaman bu adamdan boşuna mı korkmuşuz biz?
1000Kitap
Okuldan döndük. Annem çok ciddi bir yüzle beni yanına çağırdı. “Gel sana bir şey söyleyeceğim” dedi. Biraz korktum, yüzü çok ciddiydi çünkü. Kardeşimle yanına gittik. Ona sen bahçeye çık dedi. Üff... îyice korktum. Kafam makine gibi ça­ lışmaya başladı. Son günlerde ne yaptım, ne suçlar işledim. Hepsi aklımdan geçiyor. Öğretmenin arkasına kâğıt takmış­ tık. Ali’ye “Gel kıçımı ısır” demiştim. Bir günde iki dondurma yemiştim. Annem biraz daha yumuşak, “Gel karşıma otur” dedi. Ko­ nuşmaya başladı. “Kızım, kadınların bir durumu vardır bili­ yor musun? Her ay olurlar. Belirli bir gün alt taraflarından kan akar. Üç-dört gün sürer.” Kan mı, kan mı? Ne kanı, ne kanı anne, ne kanı. Nereden akar, ne kanı, neden kanar... “Yavrum,bunun adı kadınlıktır. Biliyorsun kadınların ço­ cuğu olur, çocuğun olması için bu kanın akması gerekir.”
1000Kitap