Engin Nazlı

Engin Nazlı
@Engin5252
Karaları deniz yapar dağları rüzgar yapıp kalbine yelken açarım
Teknoloji bölümü
Tekirdağ /Çerkezköy
Ordu /ünye, 1 Temmuz 1992
57 okur puanı
Ağustos 2020 tarihinde katıldı
Sil Baştan
Henüz bir hafta önce karısı buna benzer bir şey söylemişti; "Neye ihtiyacımız var biliyor musun, Jeff?" ve ardından bir duraksama olmuştu bunun gibi sonsuz, kesin ve ölümcül bir duraksama değildi ama yine de hissedilir bir araydı. O esnada mutfak masasında oturuyordu; Linda buraya 'kahvaltı köşesi' diyordu ama öyle kuytu bir yer değildi aslında, sadece küçük, formika bir masa ve buzdolabının sol tarafına ve kurutucunun önüne eğreti biçimde yerleştirilmiş iki sandalyeden ibaretti.
Sayfa 1·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?

Engin Nazlı

, bir kitap okudu
Puan vermedi·184 syf.·
Beğendi
·
48 günde okudu
·
2020 3. kitabı
Duygu Asena
7.9/10 · 8,1bin okunma
“Bilirim, bilirim sormaz benim miniğim...” Boynuna dolan­ mış asılmış kalmış, tüm odayı içki kokusu doldurmuş... Elini karnına koyuyor, “Nasıl bizim oğlan, ha nasıl” diyor... Göbek bağlamış herif, evlenmeden önceki o tatlı, o kültür­ lü adam bu mu? Bu mu benim neşeli, cıvıl cıvıl kardeşim... Saç baş dağılmış, şişmanlamış, irin gibi bir surat... Tiyatrocu bana dönüyor, “Heey, baldız, sen tiyatroyu sever­ sin, görecektin dün bizi” diyor... Birden midem bulanıyor, karşımdaki tablo iğrenç bir şey: “Bok herif tiyatron batsın, şu kardeşimin haline bir baksa­ na” deyip kapıya doğru koşuyorum... Önce anlayamıyor, “Ne varmış kardeşinin halinde” filan gibi bir şeyler geveliyor, sonra arkamdan seğirtiyor, “Pis ca­ dı, hiçbir kadın bana böyle bir söz söyleyemez” diye koşuyor... “Bundan sonra hazırlan, söyleyecekler” diyerek, koşuyo­ rum, kendimi caddeye atıyorum... Galiba yapmamalıydım, onlara karışmaya ne hakkım var, kardeşim ne kadar üzülmüştür şimdi..
1000Kitap
Hayır, annemin beni böyle üzgün görmesini istemiyo­ rum.” “Niye üzgünsün, herif bir yere takılmıştır, merak etme...” “Evet bir yere takılmıştır... Her gece takılıyor, benim de onunla gezmemi istemiyor, ‘Tiyatrocular, pis insanlar, senin onların arasında işin yok’ diyor. Ama her gece gelirdi ve içki kokan ağzıyla beni uyuyor zanneder ve öperdi...” “Bak çok kilo almışsın, biraz versen.” Kapı yıkılacakmış gibi çalınıyor, tiyatrocu herif sallanarak içeri girip, kardeşime sarılıyor... “Miniğim benim, miniğim, merak etmedin ya, oyuna Beledi­ ye Başkanı geldi, çok beğendi, biz de bunu kutlamak için git­ tik bir yerlerde içtik, Meloş’un evinde sızıp kalmışım” diyor... Kardeşim onu iterek, “Ben sana hiçbir şey sormadım ki” diyor...
1000Kitap