Engin Nazlı

Engin Nazlı
@Engin5252
Karaları deniz yapar dağları rüzgar yapıp kalbine yelken açarım
Teknoloji bölümü
Tekirdağ /Çerkezköy
Ordu /ünye, 1 Temmuz 1992
57 okur puanı
Ağustos 2020 tarihinde katıldı
Kardeşim genellikle çıkmak iste­ mez ama ben hep çıkarım, belki erken dönmez, niye geçire­ ceğim zevkli dakikalardan yoksun kalayım, değil mi? Bu oğlanlar da bizim evi mi gözlüyorlar ne... Babam gittik­ ten on dakika sonra Altan geldi, bir süre sonra da Mehmet... Mehmet kedisinin kulaklarına kurdele takmış, hem de ya­ pıştırmış... Ne âlem, ne şeker çocuk. Altan kediye acıdı. “Ya­ zık, cam yanıyordur, sökelim şu kurdelaları” dedi. O da ne iyi çocuk... Bana sordular, hangisinin tarafını tutacağımı şaşır­ dım, Altan haklı ama, kedi de o kurdelalarla öyle şeker duru­ yor ki... Ne diyeceğimi bilemedim. İkisini de çok seviyorum. İkisini de darıltmak istemiyorum. İkisi de hep benimle olsun, en çok beni sevsinler istiyorum. Bunları Berrin’e anlattım, çok utandı, “Sen ikisine de âşık olmuşsun, çok ayıp etmişsin, olmaz böyle şey” dedi. “Ama oldu işte” dedim. Bende şaştım.
1000Kitap
Reklam
Mehmetler döndüler... Mehmet arabadan iner inmez, ko­ şa koşa bize geldi... “Bak” dedi... annemin incisi avucunda, saklamış, kaybetmemiş. Aman ne iyi. “Sen onu bana ver şim­ di” dedim. “Annem fellik fellik onu arıyor.” “Bunu mu, bu an­ nenin miydi?” Yok kimin olacaktı, sersem şey. Fırladım elin­ den kaptım. “Annemin tabii” dedim, “kimin olacaktı ya? Hadi sen git şimdi, babam kızar, biliyorsun...” Aslında babam evde yok ama, biraz sonra Altan gelecek, dama oynayacağız. Ba­ bam gelmeden Altan’la bir saat birlikte olabilsem... Amaan, Mehmet de güneşte yanmış çingeneye dönmüş...
1000Kitap
Bu akşam yine Ali, Yusuf ve Altan geldiler. Altan bana “Merhaba” dedi. Yanıma oturdu. Merdivenin taşına tebeşir­ le bir kare çizdi. “Dama bilir misin?” dedi. “Bilmem” dedim. “Ben sana öğreteyim” dedi. Taşları köşelere koydu. Güzel oyun. O da çok iyi biliyor. Ne kadar akıllı çocuk. Tam dama­ yı öğreniyordum ki babam bahçeden içeri girmez mi? Onun geliş gidiş saatleri hiç belli olmaz. Kaşlarını bir çattı, Altan da kalkmış babama “Merhaba efendim” diyor. Allah kahret­ sin, babamın huyunu nereden bilecek, babam gözünün üstü­ ne bir patlatıverse şimdi. Kalbim fırlayacakmış gibi çarptı. Neyse, babam sadece pis pis bakıp içeri girdi. Bu bakışın an­ lamı, “Hepiniz defolun, siz de içeri girin”dir. Çocuklar gitti­ ler. Biz de içeri girdik. Altan’m gittiğine ve babamın o çirkin suratını gördüğüne çok üzüldüm ve utandım. Tam da dama­ yı öğreniyordum..
1000Kitap
Arkadaşlar önemli olan küçümsemek değil karşınızda olan insanları anlaya bilmektir kadın olmak baştan sona cesarettir saygı gösterilip bas tacı olması gereken varlıktır benim düşüncem tüm kadınlara sonsuz saygılarımla
1000Kitap
Arkadaşım, hamile, çocuğu aldırmaya geldik” diyorum. Nasıl diyorum ben de bilmiyorum. Fügen ağlamaya başlı­ yor. Doktor hiç şaşırmıyor ama sanki yüzüme nefretle bakı­ yor. “Gidin yanınızda bir büyükle gelin, kocan yok mu, onu da getir” filan gibi bir şeyler geveliyor.
1000Kitap
Reklam