Kardeşim genellikle çıkmak iste mez ama ben hep çıkarım, belki erken dönmez, niye geçire ceğim zevkli dakikalardan yoksun kalayım, değil mi?
Bu oğlanlar da bizim evi mi gözlüyorlar ne... Babam gittik ten on dakika sonra Altan geldi, bir süre sonra da Mehmet... Mehmet kedisinin kulaklarına kurdele takmış, hem de ya pıştırmış... Ne âlem, ne şeker çocuk. Altan kediye acıdı. “Ya zık, cam yanıyordur, sökelim şu kurdelaları” dedi. O da ne iyi çocuk... Bana sordular, hangisinin tarafını tutacağımı şaşır dım, Altan haklı ama, kedi de o kurdelalarla öyle şeker duru yor ki... Ne diyeceğimi bilemedim. İkisini de çok seviyorum. İkisini de darıltmak istemiyorum. İkisi de hep benimle olsun, en çok beni sevsinler istiyorum.
Bunları Berrin’e anlattım, çok utandı, “Sen ikisine de âşık olmuşsun, çok ayıp etmişsin, olmaz böyle şey” dedi.
“Ama oldu işte” dedim. Bende şaştım.