Engin Nazlı

Engin Nazlı
@Engin5252
Karaları deniz yapar dağları rüzgar yapıp kalbine yelken açarım
Teknoloji bölümü
Tekirdağ /Çerkezköy
Ordu /ünye, 1 Temmuz 1992
57 okur puanı
Ağustos 2020 tarihinde katıldı
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
En zor an Jeff barda arkasında duran aynaya baktığı zamandı. Artık ne göreceğini çok iyi bilerek aynaya baktı fakat yine de on sekiz yaşındaki, solgun ve zayıf suratını görünce Şok oldu. Objektif olarak bakıldığında, aynadaki çocuk her nasılsa olduğundan daha olgun görünüyordu; o yaşta içki içmekle ilgili pek sorun yaşamamıştı, tıpkı şimdi olduğu gibi. Fakat Jeff bunun uzun boyu ve derin gözleri sayesinde oluşan bir illüzyondan ibaret olduğunu biliyordu. Ona göre aynadaki görüntü tecrübesiz ve zarar görmemiş bir gençlikti. Ve bu gençlik kendisiydi. Hafızasındaki bir görüntü değildi, Şimdi, buradaydı: içkisini tuttuğu bu kırışıksız eller, görmesini sağlayan keskin gözler. "Bir tane daha alır mısın, tatlım?" Garson kız ona gülümsedi, parlak kırmızı dudakları, bol maskaralı kirpikleri ve demode, kabarık saçları vardı. "Fütüristik" bir kostüm giyiyordu; iki-üç yıl sonra bütün genç kadınların giyeceği türden janjanlı mavi mini bir elbise. Bundan - altmışların başlarından iki üç yıl sonra. Tanrım. Artık olanları inkar edemezdi, olanları mantık çerçevesinde açıklamaya çalışamazdı. Kalp krizinden ölüyordu ama hayatta kalmıştı; 1988 yılında ofisindeydi ve Ģimdi...buradaydı. Atlanta, 1963. Jeff bir açıklama aradı lakin baĢarılı olamadı, en azından biraz olsun anlamlı bir açıklama... Gençken çok sayıda bilimkurgu okumuştu ama şu durumu, karşılaştığı zaman yolculuğu senaryolarının hiçbirine benzemiyordu. Makine yoktu, deli ya da akıllı bir bilim adamı yoktu; ve merakla okuduğu o romanlardaki karakterlerin aksine bedeni genç haline dönüşmüştü. Sanki sadece aklı yıllar içinde bir atlama yapmış ve on sekiz yaşındaki beyninin yerini işgal etmişti
Sayfa 9·Kitabı okudu
Cüzdanın küçük bölmelerinden birini açıp bir cevap aradı. Bir Emory Üniversitesi Öğrenci Kimliği buldu, üzerinde Jeffrey L. Winston yazıyordu. Emory kütüphane kartı, yine onun ismine. Decatur'da bir kuru temizlemeciden alınmış bir fiş. Üzerinde bir kızın isminin - Cindy - ve telefon numarasının yazdığı katlanmış bir peçete. Ailesinin Orlando'daki eski evin önünde çekilmiş bir fotoğrafı; babasının hastalığı kötüye gitmeden önce yaşadıkları ev. Judy Gordon'ın gülerken ve kartopu fırlatırken çekilmiş renkli bir resmi; genç ve mutlu yüzü soğuktan korunmak için beyaz kürklü yakalarıyla çevrelenmiş. Ve bir de Jeffrey Lamar Winston adına Florida ehliyeti, 27 ġubat 1965'e dek geçerli.
Sayfa 8·Kitabı okudu
şoför güneye doğru birkaç blok ilerledi ve Ponce De Leon Avenue'den sağa döndü. Jeff arka cebine uzandı ve birden bu yabancı pantolonun cebinde para olmayabileceğini fark etti ama eskimiş, kahverengi bir cüzdan buldu, ona ait değildi. En azından içinde para vardı - iki yirmilik, bir beşlik ve birkaç birlik - yani taksi ücreti konusunda endişelenmesine gerek yoktu. Cüzdanı geri verirken kime aitse, ona parasını geri verebilirdi tabii bu eski kıyafetlerle birlikte. Peki ya bunları nereden, kimden almıştı? Cüzdanın küçük bölmelerinden birini açıp bir cevap aradı. Bir Emory Üniversitesi Öğrenci Kimliği buldu, üzerinde Jeffrey L. Winston yazıyordu. Emory kütüphane kartı, yine onun ismine. Decatur'da bir kuru temizlemeciden alınmış bir fiş. Üzerinde bir kızın isminin - Cindy - ve telefon numarasının yazdığı katlanmış bir peçete. Ailesinin Orlando'daki eski evin önünde çekilmiş bir fotoğrafı; babasının hastalığı kötüye gitmeden önce yaşadıkları ev. Judy Gordon'ın gülerken ve kartopu fırlatırken çekilmiş renkli bir resmi; genç ve mutlu yüzü soğuktan korunmak için beyaz kürklü yakalarıyla çevrelenmiş. Ve bir de Jeffrey Lamar Winston adına Florida ehliyeti, 27 ġubat 1965'e dek geçerli. Jeff, Hyatt Regency'nin üst katındaki UFO şekilli Polaris barda iki kişilik bir masada tek başına oturup kırk beş dakikada etrafında bir tur attığı çıplak Atlanta siluetine baktı. Taksi Şöförü cahil değildi. Yetmiş katlı Peachtree Plaza henüz yoktu. Omni International kuleleri, Georgia Pacific Binası'nın gri betonarme kütlesi ve Equitable'ın devasa siyah binası da yerinde yoktu. şehir merkezinde en çok göze çarpan yer burasıydı ve görmeye alışkın olduğu türden avlu biçiminde bir lobisi vardı.
Sayfa 8·Kitabı okudu