Engin Nazlı

Engin Nazlı
@Engin5252
Karaları deniz yapar dağları rüzgar yapıp kalbine yelken açarım
Teknoloji bölümü
Tekirdağ /Çerkezköy
Ordu /ünye, 1 Temmuz 1992
57 okur puanı
Ağustos 2020 tarihinde katıldı
Reklam
Kafasını iki yana salladı ve karşısındaki manzaraya odaklandı. Yine, hangi yılda olduklarından emin olmak mümkün değildi; 1983'teki bir Terörizm ve Medya konulu Associated Press konferansından beri Atlanta'ya gelmemişti. Emory kampusuna ise en son... Tanrım, muhtemelen mezun olduktan bir iki yıl sonra gelmişti. Bu mağazaların aynı kaldıklarını ya da yerlerine gökdelen ya da alışveriş merkezi yapıldığını bilmesine imkan yoktu. Arabalar, onlar da başka meseleydi; birden fark etti ki, gözüne hiç Nissan ya da Toyota çarpmıyordu. Eski modellerden baĢka bir Şey yoktu, çoğu da büyük, bol benzin yakan Detroit yapımı arabalardı. Ve 'eski' derken, sadece altmıĢların başında çıkan modelleri kastetmiyordu. Ellili yıllardan kalma çok sayıda kıç tarafları kanatlı araba da vardı, fakat elbette 1988'de olduğu gibi 1963'te de sokakta altı-sekiz yaĢında arabalar görülebilirdi. Yine de kesin bir yargıya varamazdı; hatta yurt odasında Martin'le karşılaşmasının sıra dışı biçimde gerçekçi ve tam or- tasındayken uyanıverdiği bir rüyadan ibaret olabileceğine inanmaya başlamıştı. Şu anda kesinlikle uyanıktı, orası kesindi ve Atlanta'daydı. Belki de berbat hayatını unutmaya çalıştığı bir esnada kafasına esmiş ve nostalji yaşamak için gece yarısı ilk uçakla buraya gelmişti.
Sayfa 7·Kitabı okudu
Hey, dün gece Mauel'de tavladığın kız çok tatlıydı; Judy orada olsa seni öldürürdü. Adı neydi?" "Ahh..." "Hadi ama, o kadar da sarhoş değildin. Kızı arayacak mısın?" Jeff giderek artan bir panikle arkasını döndü. Martin'e söylemek istediği bin tane şey vardı ama hiçbiri bir anlam ifade etmezdi, bu manasız durum gibi. "Sorun ne, ahbap? Berbat görünüyorsun." "Ben, ah, dışarı çıkmam lazım. Biraz hava almam gerekiyor." Martin kaşlarını çatıp şaşkın Şaşkın ona baktı. "Evet, galiba öyle." Jeff masasının önündeki sandalyeye fırlatılmış haki renk pantolonu aldı ve yatağının yanındaki dolabı açıp bir Madras gömlek ve kadife ceket çıkarttı. "Revire git," dedi Martin. "Grip olduğunu söyle. Belki Garrett sınava sonradan girmene izin verir." "Tamam, olur." Jeff aceleyle giyindi ve ayağına deri moka- senlerini geçirdi. Nefes nefese kalmak üzereydi; kendini yavaş yavaş nefes almaya zorladı. "Bu geceki Kuşları unutma, tamam mı? Saat sekizde Dooley's'de Paula ve Judy ile buluşuyoruz; önce bir şeyler atıştıracağız." "Tamam. Görüşürüz." Jeff koridora çıktı ve kapıyı ardından kapattı. Merdivenleri bulup hızla üç kat aşağı indi ve yanından geçtiği genç çocuklardan biri ismini seslenince mekanik bir sesle "N'aber" dedi.
Sayfa 7·Kitabı okudu