Özledim,
Hem de çokkk özledim;
Kalabalıkların bulaşamadığı yalnızlıkları.
Şikayetçiyim,
Hem de çokkk şikayetçiyim;
Kalabalıklarla kirlenmiş dünyadan...
Erdal ÖZAYDIN
Aldırdım kalbimi bedenimden zalimce.
Bir daha değmeyen insanları,
değecek kadar sevmesin diye...
Zamane insanları işte!
Yalandan sevdalara alışmış.
Kalplerinde zerre his yok
Dudaklarında kocaman aşklar.
Gerçek sevmekten ne anlasınlar...
Erdal ÖZAYDIN
"Onsuz nasıl yaşarım?" Dedi.
"O nasıl sensiz yaşayabiliyorsa;
sen de onu, unuta unuta yaşayacaksın." Dedim...
O ne yaptı?
Gidip onu hatırlaya hatırlaya ölmeyi seçti.
İntiharı sevmek sandı.
Sen onun için ölürsün o gidip başkasını seni aklından ve kalbinden geçirmeden onu senden çok sever.
Sen onu kendinden çok severken
Onun gidip başkasını senden çok sevmesi zaten seni öldürmektir. Ne gerek var bir daha intihara. Bu yüzden;
Unutmak yaşamaktır,
Hatırlamak ise ölmek...
Erdal ÖZAYDIN
Ne kadar aşinaydık ve tanıdıktık birbirimize, bir zamanlar.
Uzaklar girdi aramıza yakınları olmayan uzaklar.
Şimdi sen yabancı ben yabancı ve "BİZ" diye bir şey yok.
Sen gurbet ellerde ben kaldığım yerde
Etrafımızda hep yabancılar.
Geceleri yalnızlığın döşeğinde uzanırken görünür bana semalar
Ve hep bir dilek niyetine yıldızlar kayar.
Dileklerimi unuttum
Boşuna kayar yıldızlar...
Erdal ÖZAYDIN