Gözlerin ne güzel bir ülke.
Gönüllü vatandaşı olmak o ülkenin.
Bayrak bayrak haykırmak suskunluğunda o ülkede.
Saçların tel tel uzar omzundaki yol boyunca
Kırmızı bir eşarp altında.
Dudakların suskunluk deryasında boğulurken
Gözlerin naralar atıyor bakışlarınla.
Erdal ÖZAYDIN
Bir yaz güneşiydin ısıtan.
Ben eriyordum seninle buzullarımdan.
Şimdi Sibirya soğukları bile yanında çöl sıcaklığı kalıyor.
Üşüyorum, donuyorum; ölüyorum donmaktan...
Erdal ÖZAYDIN
Aklıma girdin.
Alımı ikna edip gittin bir de kalbimi çaldın.
Sen usta bir hırsızsın.
Şimdi bütün düşüncelerim ve duygularım sende.
Kaldı mı bilmem artık çalacağın bir şey, bu bedende?
Erdal ÖZAYDIN
Gerçek sevdaların yabancısı olmuşsun,
Yalancı sevdalardan sonra.
Seni gerçekten sevmek sana bir hakarettir.
Seni yalandan sevmek ise sanki sana bir rahmettir.
Kalbimde gerçek bir sevda var
Sen, dudaklarında yalandan sevdalar olanlara git! Alışıksın...
Seni gönülden sevmek imkansız,
Git! seni dudaklardaki yalanlarla sevsinler...
Erdal ÖZAYDIN
SENİ not düştüm tarihe.
Bazen kötü bazen güzel anılarımın ajandasında.
Hafızamın yarısı bahar,
Yarısı sonbahar.
Yarısında gül diye ezberimsin
Yarısında amnezi bile değil;
Alzheimer denen kökten unutkanlığımsın.
Varolan ezberlerimin temeline atom bombası soktun ve yıktın.
Hafızamda kendinden bir ezberin gökdelenlerini inşaa ettin.
Bazen iyi,
Bazen kötü ettin.
Erdal ÖZAYDIN