Erdal ÖZAYDIN

Erdal ÖZAYDIN
@Engineer47
》Bahr isen de katre-i nâçiz göster kendini (Şeyhulislam Yahya) 》Okumak; bakış açımızı zenginleştirir, Beyni de düşünce kütüphanesi yapar. (E.ÖZAYDIN)
Salyangoz
İçimdeki taş yerinden kımıldadı. Göğün altında, yerin telef edilmiş yüzünde bir papatyanın "olmaz" yaprağına düştüm. Ben sustuysam söz de sussun. Olmadı, taşındım ertesi gün "olur" yaprağına. Orda büyüttüm hatırayı, ordan düştüm. Hatıra da unutsun kendini koyuluğunda. Beni gel beni bul beni al, istediğin yerde uyut bendeki hatırayı istedim. Vardığım yer bir uçurumdan kekeme, gümüşten ipliğim azaldı- susmaya unutmaya uykuya yelteniyorum.
Reklam
Denizkabuklusu
O beni sahilden, kendimi gömdüğüm, sertleşmiş ıslak kumdan aldı, elledi. Ben, bana düşen acıyı da neşeyi de yaşamıştım, diye [düşündüydüm. İçimdeki zayıf hayvan çok olmuştu öleli. O beni sahilden... Yani yoktu sedefimden başka şeyim. Derin denizlerle, soğuk denizlerle tuzla, dalgayla boğuştuydum ben, ve hayvanım çıkmıştı benden. Kendi içine kıvrılmış, rüyasını unutmuş soğuk taş değil miydim artık ben? O bana bir rüya verdi, inanamadım. (Bademin neşesi, dedi, al bak, dedi, kısacık, dedi.) O benim sedefime elledi.
Serin bir rüyanın hatırınadır çektiğim dünya ağrısı.
ZÜMRÜDÜANKA
Serin bir rüyanın hatırınadır çektiğim dünya ağrısı. Bir hayalden geldim ben, bir hayal verdim sana, mavi-yeşil bir hatıra: işte dünya ruhum! ovada sert es, yamaçta sus, ırmakta ağla. İşte dünya kapısı, işte dünya kederi ister dağının gölgesinde dur, ister incirin neşesine vur ağrı kendini ve tamamla.
Balık
Zokayı yutmuştum ben bir zaman ah dilim yaralı konuşamam.
Reklam