Bütün doğrularımızı götürüyorsa bir yanlış.
Neden o zaman, neden?
Bir yanlış için bunca doğru yaşamak,
Ya da bir doğru için bunca yanlış yaşamak...
Oysa bütün yanlışlarımızı götürsün diye bir doğru.
Umut etmiştik; bunca yanlış yaşamak...
Ne yanlışlarımızı bir doğruyla temizleyebildik.
Ne de doğrularımızı bir yanlışın kirinden uzak tutabildik...
Hayat bizi; biz de hayatı hep yanlış mı bildik?
Ne yanlış yaşayıp
ne doğru ölebiliyoruz.
Ne doğru yaşayıp
ne de doğru ölebiliyoruz.
Oysa; ya hep doğru yaşayıp ya hep yanlış ölüyoruz.
Ya da hep yanlış yaşayıp hep yanlış ölüyoruz...
Tutturamadık bir türlü;
Ya doğru yaşayıp ya doğru ölmeyi
Ya da yanlış yaşayıp doğru ölmeyi...
Erdal ÖZAYDIN
Yaşayarak tükettiğimiz ömür, tükettiğimize değdiği sürece tükenmesi kıymetlidir.
Yaşanmadan kalmış ömür, değmeyecek şeylere tükenecekse bırakın üstü kalsın...
Siz zamanı devirerek yaşadığınızı mı zannediyorsunuz?
Kıymetli şeylere harcanmayan geçen zaman kadar ömrünüz eksiktir.
Hayatta kısa bir zamanda yaşanan güzellikler ömrü, ömürlerce uzun kılar.
Uzun bir zamanda yaşanmamışsa kısa bir güzellik ömrü, ömürlerce kısa kılar.
Ömrü uzun kılan yaşanan güzellikler ve iyiliklerdir.
Kısa kılan ise güzellikler ve iyilikler yaşamadan geçen boş bir zamandır...
Erdal ÖZAYDIN
Bir bilinmeze kapıldım, yüzünü gözünü görmeden.
Bir aşinaya kapıldım, kalbim kalbini yıllarca tanıyormuş gibi.
Sevmek; yüzden yüze, gözden göze mi ki?
Sanki görmeden sevilmezmiş gibi.
Sevmek kalpten kalbe değil midir ki?
Görmeden de sevmek gibi...
Erdal ÖZAYDIN
Sen gideli içimdeki tüm şiirler öksüz ve yetim.
Hangi şiiri yazarsam yazayım
Sanki baştan sona kusurlu,
Baştan sona eksik.
Tam senden sonra dedimse; "birini sevdim"
Hep yanıldım.
Çünkü yine de sana yenildim...
Erdal ÖZAYDIN
Bir yorgunluğun ardınca hâlsiz düşüp uyudun.
Tenhasında bıraktığın gecede;
Beni, senle doldurdun.
Ay gülümsüyordu yüzünde,
Ve yıldız kayıyordu dileğimce.
Parlayan ey gül!
Sen, senden gayrı gülleri güzelliğinle soldurdun.
Bir akşamın hemen sonrası zifiridir ya gece.
Karanlığı deler gözlerin misal-i yıldız hece hece.
Tebessümün doğurgan bir annedir; ay ve güneşe.
Işık yayar yüzün, sen gülümseyince.
Sen yoksan geçmişte, tarih hep eksik
Sen yoksan gelecekte önümüz hep ümitsizlik.
Ne varsa varlığında.
Varlığının olduğu yerdedir; hep güzellik.
Erdal ÖZAYDIN