Erdal ÖZAYDIN

Erdal ÖZAYDIN
@Engineer47
》Bahr isen de katre-i nâçiz göster kendini (Şeyhulislam Yahya) 》Okumak; bakış açımızı zenginleştirir, Beyni de düşünce kütüphanesi yapar. (E.ÖZAYDIN)
mezar daşımdaki dört mısraya bakarken ağlayışına
ağlama, sonsuzluğun kapısıdır bu taşlar ağlama ki, onlar da feryad etmeye başlar neden toprak olduktan sonra geldin yanıma bir ömür nerde idin od düşerken canıma mâdem acı çekmemi istemiyordun gülüm neden yandığım halde, acı çekiyor külüm mahrumun olsam bile, ağlama, kabrimde ben dayanamam kederlenmene, kahrına rağmen eyvah, sen de solmuşsun istilâ kıskacında sonbahar rüzgârları sevişiyor saçında gözlerinde, kırılgan tebessümü akşamın nerde, esirgediğin o mağrur ihtişamın dünya mı sarsılıyor, yoksa titriyor musun ben sana tiryâkîyim hâlâ, biliyor musun toprağımda tütüyor hayalin, buhur gibi her gece bekliyorum gelmeni, sahur gibi komşularım soruyor: Kimdir bu nazlı sultan? adını anacağım ânda ağarıyor tan sen güneşe bakarken, uykuya dalıyorum haberini her yeni gelenden alıyorum bu hayal hakikatin özüdür, rüya değil sûretimi görürsün, mezarıma bir eğil okursun kitâbemde vardığım son durağı bulursun başucumda gülümseyen burağı "Hû" sesini fısıldar kulağına taşlarım ruhuna kâfur gibi yayılır gözyaşlarım
Reklam
öteden gelen şiir
o aşk, kalbime çöken ağır bir yüktü Rabbim o aşk, ruhumun bile belini büktü Rabbim kristalin içinde incimi parçaladı çakallarla sevişen hıncımı parçaladı yalnızlığım karanlık dökünce yollarıma siyah lekeler düştü kırılan kollarıma esrarlı bir köpüğün infilâkıydı hayat tutunduğum her dalın ucunda koptu feryat 0 bir masal kızıydı, anlamadı dilimden kelebekler misali uçup gitti elimden bulduğum âna değin riyâsız bir kefeni benimdir bildiklerim çâresiz koydu beni yarattığın kıvılcım her şeyi yaktı Rabbim kaderim bana yalnız seni bıraktı Rabbim ağlamaklı bir yıldız bakıyor taşlarıma dokunuyor toprakta açan gözyaşlarıma görmüyor saatlerin sararıp solduğunu bilmiyor mezarımın kendisi olduğunu bozkırımda yeşeren gül sızımdır O benim göklerime koyduğum yıldızımdır o benim gölgesini gölgemden esirgeyene inat "Şairindir bu çiçek!" diye duysun kâinat hayrandım, kapısından kovduğu anda bile hangi bülbül beddua eder dünyada güle göğsünü işığınla doldur, bırakma Sen'siz ömrü saâdet bildi gülüm dünyada bensiz orda nefesim soğuk, sesim boğuktu Rabbim O'na baktığım ânda bile O yoktu Rabbim
yediveren ezgiler ağlayan küllerinde
bir sürgünde saklıdır dünyaya düşen izler bu ebedi sevdayı kalem taşır, kan gizler sinemdeki şîrpençe filizlenir de birgün o granit kalbinde kanatlanır denizler can güneşim batıyor vefâsız güllerinde al götür umudumu nazlı kâküllerinde senin de feryadını işitirler, şâirin yediveren ezgiler ağlayan küllerinde

Erdal ÖZAYDIN

, bir kitap okudu
Puan vermedi·132 syf.·
2026 5. kitabı
Nurullah Genç
8.9/10 · 1.066 okunma
hüznün lâlesidir dünya inler pervane dönerek
şehzâde nûn aşkıyla ağlıyormuş intizar rebâbın renklerinde usşâkın isyanı var vuslat inkılâbıyla uyandırdı ruhu râst ismin âhımla açar, nigâhımla şarkılar sabâda kâküllenen ocak esrâri yıkar çiçeklenir lâcivert ismin, ummana çıkar çoğalır umman ile letâfet çeşmeleri yeşerince erguvan, onurum kabre sızar tedâiler üzgünse, oyada lâledir kalp üslup aynada gezer; titrer neyde iztirap itri nevada tambur, gül atar üstümüze karargâhında leylâk olunca ümmî türap hüzzâmla kanatlanır ümidimin elleri lekesiz pervâneler yıkar ihtilalleri âhımla açar ismin; yanar puslu lâmbalar ebedî ülfetimi kuşanır hayalleri
Reklam