Yeni bir akşama akarken tutsaklık
Ufkun önünü kaplayan tel örgüler
Özgürlüğü göz göz tutsaklığa bölüyor
Yüreğimden kanayan damarlar
O kan gölüne kızıl kanlar taşıyor
O kanlar ki
Dışarıda olsun, içeride olsun
Bizi aynı hüzünle boğuyor
Parıltısı yüreğimi hüzünlere bölüyor
Batan güneşin
Ve gölgesi gövdemde göz göz
Sabir odaları yaratan tel örgü
Yüzyıllardır eyleminden usanmıyor
İçeride gece
Sancısıyla suluyor
Daha doğrusu irinliyor isyanımı
Kuruyup dökülüyorum, nerdesin?
Öz suyumu arındıracak ahir dostum?
1982, Davutpaşa Cezaevi