Zaman çabuk çabuk geçiyor Monna;
Saat on ikidir, söndü lambalar
Uyu da turnalar gelsin rüyana.
Bakma tuhaf tuhaf göğe bu kadar
Zaman çabuk çabuk geçiyor Monna.
Ellerin, ellerin ve parmakların
Bir nar çiçeğini eziyor gibi.
Ellerinden belli olur bir kadın.
Denizin dibinde geziyor gibi
Ellerin, ellerin ve Parmakların.
Zambaklar en ıssız yerlerde açar,
Ve vardır her vahşi çiçekte gurur.
Bir mumun ardında bekleyen rüzgâr,
Işıksız ruhumu sallar da durur
Zambaklar en ıssız yerlerde açar.