Tarih tek yönlü bir yol. İleri doğru yürümeye devam etmek zorundayız ama her zaman ileri bakmak zorunda değiliz. Bazen de etrafa bakınıp gördüklerimizin keyfini çıkarabiliriz.
Kendinizi melankolik hissederken Schopenhauer okumak, üşüdüğünüzde soyunmak gibi bir şeydi. Ama o an aklıma bir cümlesi geldi.
Herkes kendi görüş mesafesini dünyanın sınırları zanneder.
Bilinciniz, koca bir transatlantik gemisinde yolculuk yapan ama kıyıda köşede kalmış bir kaçak yolcudan farksızdır; yolculuktan nasiplenmiştir ama derinlerde işlemekte olan o heybetli mühendislik gözüne görünmez bile.
Sevinç çığlıkları değil bunlar, acı dolu haykırışlar. Biliyorsun kırlangıçlar göçmen kuşlardır. Çok hızlı uçarlar. İşte o göç sırasında yüzlerce kırlangıç fırtınaya yakalanıp ölürmüş. Göçü başarıyla tamamlayan kırlangıçlar, geldikleri ülkenin sıcak gökyüzünde uçarken, yollarda kaybettikleri arkadaşlarını anımsar acıyla, öfkeyle böyle çığlıklar atarlarmış...