Şöyle bir geriye dönüp baktığımda, yürüdüğüm tüm o uzun yolları, o yolların virajlarında yorulan ama her seferinde yeniden çarpmayı hatırlayan kalbimi görüyorum. Yaşadığım her ana, biriktirdiğim her anıya ve beni bugünkü ben yapan her adıma minnettarım.
Hayat bazen planladığımız gibi gitmese de, içimde sessizce sakladığım o saf umudu, dünyayı hala çocuksu bir heyecanla sevebilen o yanımı çok seviyorum. İyi ki doğmuşum, iyi ki tüm iniş çıkışlarımla bugün buradayım...
Yeni yaşımdan, önümdeki bu temiz sayfadan çok fazla dileğim var aslında... Listem uzun, hayallerim çok. Ama hepsini bir kenara bırakıp kalbimin sesini dinlediğimde anlıyorum ki, sanırım en çok yolumun hep samimi iyiliklerle kesişmesini ve ruhumun nerede olursa olsun hep güzelliklerde kalmasını diliyorum ve yeni yaşımda o küçük kıza verdiğim sözleri tutmak üzere kaldığım yerden, daha güçlü bir şekilde başlıyorum...
Evde bulduğum telefona bakın.. şişik bataryalı Blackberry :D bir neslin uzay teknolojisi. Google ve sosyal medyaya girebilmek, herhangi bir fotoğrafın yüklenebilmesi veyahut o fotoğrafa tıklayabilmek iki saat sürüyordu.. daha çok keyif aldığımız gerçeğini gizleyemeyeceğim.. Kimler kullanıyordu?
-Çok iyimsersiniz...
-Dünya iyi de ondan. Siz de çok kötümsersiniz...
-Herşey kötü de ondan...
-Kötü şeyleri görmeyin, duymayın...
-İyisi, güzeli yok ki...Ben sağır mıyım, kör müyüm?
İngiliz halkı özgür olmak istiyor ama, yanılıyor, zira o sadece parlamentoya temsilcileri seçtiği sürede özgür ve temsilciler seçilir seçilmez de köleden başka bir şey değil. Özgür olduğu o
kısacık zamanda, özgürlüğünü kullandığı anda özgürlüğünü kaybediyor.”