Aklın yanına kalbi koyamayan gittiği yolda yönünü göremez. Kalp samimiyetin, sevginin, ince duyguların yeri iken, akıl ilmin, bilmenin ve öğretmenin yeridir. Eğer ikisi arasında ilişki doğru kurulursa bilginiz de, ilminiz de hem size hem de diğer insanlara daha fayda verici ve doğru olur.
Gerçeklikten kopan insanın algısı kendisiyle sınırlı kalır. Acılara duyarsızlaşır. Başkalarının başına gelen olumsuz durumları başkalarının sorunu olarak görmeye başlar. Kendisinin başına o olayların geleceğini düşünemez. Ancak insan böyledir işte, başına gelmediği zaman gerçekliğin farkına varmaz. Merhamet insanın gerçekliğini korumasının en güçlü yanlarından biridir.
Eğer yasalar bir yerde yeterli değilse, doğal olarak oralarda yozlaşma ile karşılaşmak mümkündür. Bugün ülkemizde aynı suçu işleyen iki suçlu adalet karşısına çıktığında biri yıllarca hapis cezası alabilirken diğeri elini kolunu sallayarak çıkıp gitmektedir. Parası, gücü, arkasında sağlam kişileri olan suçluların cezalandırılmadığı bir coğrafyada hangi adaletten bahsedebiliriz ki?
Hukukun sadece bireylere karşı değil devlete karşı da üstün kılındığı ve hesap sorulduğu, siyasetçinin hiçbir istisnaya tabi olmadan yargı karşısına çıkarılabileceği yerlerde denetimler doğru yapılır, önlemler alınır ve ahbap çavuş kapitalizmi yerleşemez.