Gözlerimi kapalı tuttuğumu söylemek isterdim ama bu doğru olmaz. Vashet'in pabuçlarının toprağı sürtündüğünü duyunca kendime hakim olamayarak gözlerimi açtım
Çaktırmadan bakmaya kalkmadım. Öyle yapmak beni çocuksu gösterirdi. Gözlerimi açıp ona bakmakla yetindim. Vashet de sadece benimle Tempi'nin 1 dönü boyunca kuracağın dan daha fazla göz teması kurdu. Narin yüzündeki soluk gri gözleri sertti. kırık burnu artık yersiz durmuyor, dünyayı acımasızca ikaz ediyordu
Arkamızda esen rüzgar çıplak kollarımdaki tüyleri diken diken etti
Veshet tesim olurcasına iç geçirip omuz silkti. Daha sonra kılıcı havaya atarak kabzasından yakaladı. Düşünceli bir eda'yla onu iki eliyle birden kavradı ve ağırlığını tarttı. Sonra da savurmak için omzuna kaldırdı
Ama savurmadı
"Peki "dedi bıkkınlıkla ellerin savurarak"seni gidi çiros hergele, peki!böyle işin içine edeyim. giy şu gömleğini beni bile üşütüyorsun"
Kendimi salarak banka oturdum."tanrıya şükürler olsun"dedim. Titremem soğuktan değildi.
Bu halim vashet'in gözünden kaçmadı