Komünistler tek örgütlü gruptu. İtalyanlara, Almanlara, Mağribilere ve Falanjistlere karşı koymak için bir ordu kurmuşlardı. Ayrıca onlar direnişin ve anti-faşist mücadelenin sürdürülmesini sağlayan manevi güçtü. Uzun lafın kısası: Hangi yolda yürüyeceğinizi seçmek zorundaydı-nız. Ben de böyle yaptım; o trajik zamanda karanlık ile umut arasında yaptığım seçim nedeniyle asla pişman olmadım.
“Ölüm, yalnız inançlı kimseler için korkutucudur yavrum; cennetle cehennem arasındadır onlar, hangisine gideceklerini bilmezler ve bu onları kederli kılar. Bana gelince, hiçbir umut beslemediğinden, ölümden sonra hayatım da öncekine göre daha fazla bir mutsuzluk ummuyorum; doğanın koynunda rahatça uyuyacağımı sanıyorum; kederim de pişmanlığım da olmayacak, acim da kaygım da olmayacak Yasemin beşin altına gömecekler beni orada uyuyacağım…”
İnsan yalnız mezarda sükûna kavuşabilir; yeryüzünde ise kendi benzerlerinin kötülüğü, tutkularının dağınıklığı, daha önemlisi, yazgının uğursuzluğu dolayısıyla fırsat bulamaz buna.