Bir başkasına birşey söylemek;O sözlerin bir etkisi olacağını nasıl bekleyebiliriz? İçimizden her zaman akan düşünceler, resimler ve duygular ırmağı, bu azgın ırmak öyle şiddetli ki, bir başkasının bize söylediği bütün sözlerin, eğer o sözler tesadüfen, tamamıyle tesadüfen kendi sözlerimize uymuyorlarsa, sulara kapılıp gitmemesi, unutulmaya terk edilmemesi mucize olurdu.
Söylenecek laf konuşmanın gidişatını değiştirmeyecekse , bizi yeni bir heyecana sürükleyip bir sonraki cümle için sabırsızlanmamızı sağlamayacaksa ne anlamı var konuşmanın.
İnsanın kendini tam anlamıyla kavrayabilmesinİn en iyi yolunun bir başkasını tanımayı ve anlamayı öğrenmek olması mümkün müydü? Hayatı bambaşka bir çizgi izlemiş , bir mantığa sahip olmuş birini ? Bir başka
hayata duyulan merak , insanın kendi zamanının tükenmekte olduğunun bilincinde olmasına nasıl uyardı?
Akan zamanı ve ölümü düşünmenin yol açtığı fikir, insanın ne istediğini aniden bilmez oluşu muydu? İnsanın, kendi arzularını tanımaz oluşu muydu? İnsanın kendi iradesiyle olan doğal yakınlığını kaybetmesi miydi? Ve bu yolla kendine yabancılaşması, sorun haline gelmesi miydi?
İptal edilemeyecek olanı iptal etmek üzere geri dönmek isteyen kişi, daha ziyade geride bırakılmış, artık geçmiş olmuş bir gelecek tarafından damgalanan kişidir.