Parası ödenmemişti evin. Düşmanıydı o ev. Sesi vardı, sürekli konuşurdu onunla, bir papağan gibi aynı şeyleri tekrar edip dururdu. Ön balkona basıp döşemeyi ne zaman gıcırdatsa şöyle derdi ev küstahlıkla: bana sahip değilsin, Svevo Bandını, hiçbir zaman da olamayacaksın.
Ben yelkovanlara uyuz oluyorum Muazzez.
Sen beni salondaki üçlü koltuğun orta yerinde bırakıp da gittiğinde arkandan saatlerce saate bakmıştım. Yelkovan "N'oldu, n'oldu, n'oldu, n'oldu? diyordu her adımında.