Farklı dinlerden, memleketlerden, kültürlerden insanların bir arada yaşayabilmesi hayalini taşıyor yazar. Bir kahramanın gözünden karakterlerin, şehirlerin, tarihi olayların, ülkelerin, savaşların tahlilini görüyoruz eserde. Olayın merkezi Lübnan'ın liman şehri Beyrut. Kitabı okurken şehri gözümde canlandırdım, sokaklarında dolaştım. Sonrasında o korkunç patlama ile televizyonlarda gördüm. Kitabı okumasam o patlama bana bu kadar çok tesir eder miydi bilmiyorum. Yüreğimiz yangın yeri adeta. Kitaptaki olayların zaman dilimi Arap-İsrail savaşlarının olduğu dönemi de kapsıyor. Yani o zamanlar da bunalımı yaşayan bir şehir Beyrut. Ne kadar da eksikliğini hissediyoruz bulunduğu yerlerde adaleti tesis eden bir cihan devletini. Osmanlının yetim evlatları Bosna, Musul, Şam, Trablus, Kudüs, Beyrut ve daha niceleri bu eksikliği buram buram yaşıyor. Akıcı üslübu ile bir döneme ışık tutan bu eseri başarılı bulduğumu ve okunmasını tavsiye ettiğimi bildirmek isterim.