Atatürk'ün bize mirası "aklını kullan" tavsiyesidir. Ona bugun ihtiyacımız var mı sorusunun cevabı da "Atatürk'ü sil, yerine akıl yaz, sonra bu soruyu tekrar sor"dur, dediğim gibi. Ama Atatürk'ün şahsı akıl değildir. Akıl bizim kafamızın içindedir. Onun aklını kullanamayız, zira o akıl artık yoktur, bedeniyle beraber yok olmuştur. O çok akıllı, müthiş zeki, çok bilgili bir insandı. Ama nihayet insandı. Tanrılık, peygamberlik, yanılmaz önderlik, değişmez komenderlik taslayanlardan hiç olmadı.
"Büyük bir adamın eserini incelediğimiz zaman, incelememizin sebebi adamın zeki olmasıdır. Ama hiçbir zeki adam her şeyi bilemez. Eğer zeki bir adam yanlış bir iş yapmışsa mutlaka 'o iş muhakkak doğru olmalıdır' diye düşünmekten ziyade o anda, ona niye doğru göründü, onun peşine düşmek lazım..."
Atatürk bugün ilgili mi bizimle? Yani Atatürk'ü düşünmek zorunda mıyız? Atatürk adını sil, yerine akıl yaz ve bu soruyu tekrar sor. Akıl önemli mi bizim için, aklımızı kullanmak zorunda mıyız? Buna verilecek cevap neyse, Atatürk'ün bugün bizimle ilgili olup olmadığı, onun adını hatırlayıp hatırlamamamızın, onun yaptıklarından ders alıp almamamız gerektiği ortaya çıkacaktır. Kendisinin de söylediği budur.
Dünyadaki bütün diktatörleri yan yana diz, hepsi bir tarafta durur, hepsinin birçok tenkit edilecek tarafı vardır, bazıları sırf cani olarak bilinir, bir tarafta da ATatürk tek başına durur, herkesin hayranlık duyduğu bir adam. Büyük ve onurlu bir tarih yazan adamların kategorisinde durur Atatürk. Biz maalesef bunu anlayamadık. Çünkü Atatürk bize özgürlüğümüzü, modernliğimizi hediye etti, bilgilerimizi hediye etti. Biz bunların hiçbirisini zorla kazanmadık. Kurtuluş Savaşı'nı büyük imkânsızlıklar ve zorluklar içinde kazandık, bu sebeple yakın zamana kadar ordumuzun kıymetini biliyorduk, yobazlar onu tahrip edene kadar. Aptallığımız yüzünden onun tahrip edilmesine de izin verdik. Ben hâlâ tahrip edilmemiş olduğunu ümit ediyorum...