Eray C.

İbn-Hazm'ın sayfaları beni çok etkiledi; aşkı, sağaltımı kendi içinde olan, başkaldıran bir hastalık olarak niteliyordu; çünkü bu hastalığa yakalanan insan sağaltılmayı dilemez; aşk acısı çeken iyileşmek istemez; (Tanrı bilir, doğru!)
Sayfa 455 - Can Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Eray C.
"Sağaltım", bir hastalığı iyileştirme, tedavi etme veya şifaya kavuşturma süreci demektir. (ai)
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Hunc mundum tipice laberinthus denotat ille¹. dedi tane tane, dalgın, yaşlı adam. «Intranti largus, redeunti sed nimis artus².
Sayfa 228 - Can Yayınları·Kitabı okudu
Eray C.
1. (Lat.) Bu dünya tipik bir labirent gibidir (Çev.) 2. Girişi kolay, çıkışı çetindir (Çev.)
Tarafını seç
İnsanlar ikiye ayrılır, yalan söyleyenler; "Yalan söylemem" diye yalan söyleyenler.
Sayfa 269 - Everest yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat & Roman
Eray C.
👍
...Düşünülmesi gereken biricik şey, yaşamımın sonunda bilincine var-dım bunun, ölümdür. Mors est quies viatoris finis est omnis laboris¹...
Sayfa 104 - Can Yayınları·Kitabı okudu
Eray C.
1. (Lat.) Yolcunun dinlenmesidir ölüm- her işin sonudur.(Çev.)
"Moshula! Moshula neredesin?"* *Papadiamantis çok sevdiği ve öykülerinde tekrar tekrar yer verdiği "Kaybolup bulunan koyun" meseline değiniyor. Luka İncili 15: 4-7. "Sizlerden birinin yüz koyunu olsa ve bunlardan bir tanesini kaybetse, doksan dokuzu bozkırda bırakarak kaybolanı bulana dek onun ardına düşmez mi? Onu bulunca da sevinç içinde omuzlarına alır, evine döner; arkadaşlarını, komşularını çağırıp onlara, 'Benimle birlikte sevinin, kaybolan koyunumu buldum!' der. Size şunu söyleyeyim, aynı şekilde gökte, tövbe eden tek bir günahkâr için, tövbeyi gereksinmeyen doksan dokuz doğru kişi için duyulandan daha büyük sevinç duyulacaktır." (ç. n.)
Sayfa 96 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 2024·Kitabı okudu
Alıntı
Eray C.
Luka İncili 15:4-7 pasajı bana bir hadisi anımsattı. Şöyle ki; ​"Herhangi birinizin tövbesinden dolayı Allah Teâlâ'nın duyduğu hoşnutluk (sevinç), şu kimsenin sevincinden çok daha fazladır: ​Bir adam düşünün; ıssız, tehlikeli bir çölde devesiyle yolculuk etmektedir. Üzerinde yiyeceği ve içeceği bulunan devesini birden elinden kaçırır. Aramaktan bitap düşer, ümidini tamamen keser. Bir ağacın gölgesine gelip yan üstü yatar. ​Tam o esnada, ümitsizlik içinde gözünü bir açar ki ne görsün? Devesi yanı başında dikilmektedir! Hemen yularından yapışır ve yaşadığı o aşırı sevinç ve heyecandan dili dolaşarak şaşırır da şöyle der: ​'Allah'ım! Sen benim kulumsun, ben de senin rabbinim!' ​İşte o adam sevinçten nasıl ne yapacağını şaşırdıysa, Allah'ın kulunun tövbesine olan sevinci bundan çok daha büyüktür." (Müslim, Tevbe 7; Buhârî, Daavât 4)