Şu an bile
İpek gibi okşayan uzun, kara gözlere tutkunum,
hep ama hep hüzünlü, gülen gözler,
kapanınca öylesine tatlı gölgeler düşüren gözler,
onun güzel suretlerinden bir başkası sanki.
Taptaze bir dudağa, ah, kokulu dudaklara tutkunum,
ve dalgalı saçlara, duman kadar uçucu lülelere,
ve hafif parmaklara ve yeşil mücevherlerin gülüşlerine.
İnsanların hırs, gerginlik ve açgözlülük yüzünden kendini paraladığı bu dönemde, şu sözde başarılı insanlarımızın tamamı hasta, mideleri kötü, ruhları kirli.