Peki ya, bütün o ar namus, yol yordam söylevleri, kadın müşterilerini, sonuçta ayakkabı denerken sadece ayaklarını gösteren kadınları yerden yere vurmaları? Bir kadının yüzü, demişti, yalnızca kocasını ilgilendirir. Bu sayfalardaki kadınların da kocaları vardı belki. En azından, erkek kardeşleri, ağabeyleri vardı. Bu durumda, aklı fikri başka erkeklerin karılarının, kız kardeşlerinin mahrem bölgelerinde olan Raşit, onun örtünmesi için neden baskı yapıyordu?
İntihar ettikten sonra;
‘’Şiir yazdığını bile bilmezdim, bir kenarda pıtır pıtır bir şeyler yazardı’’ diyen eşine bir şiirinde;
‘’Yabancıların en yakınıydın sen’’ diye seslenmişti Nilgün Marmara.
Anlatamamak değil ölüm.
Ölüm artık anlaşılamamak…
Nilgün Marmara