Anladım ki sırları, formülleri tekrarlayıp durmak hiçbir şeydi; faydayı yaratan yalnızca çabaydı. Anladım ki iyilik kötülükten daha fazla irade gerektiriyordu. Anladım ki bedenim narin bir gemiydi. Eğer onu suçla yüklersem batar , eğer vazgeçerek, cömertlikle , kendimi unutarak yükümü hafifletirsem beni iyi bir limana götürürdü. Sonuçta anladım ki eskiden ben bir insan değil, sadece az kıllı, düz dilli , iki ayaklıydım. İnsanlık yolun sonunda görünüyordu. Uzaktı, bir hedefti.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Aşkın nadir bulunan bir şey olduğu söylenir. Ben bundan çok emin değilim. Esas Nadir bulunan, aşktan daha da çok arzuladığımız bir şeydir. Anlaşılmak . Eğer anlaşılmıyorsak , sevilmenin de anlamı kalmıyor. Böyle insanlar kendi zihinlerinde yarattıkları, sen olduğunu zannettikleri bir fikre aşık oluyorlar. Onlar aşka aşık. Kendi âşık hallerine.ama anlaşılmak . Yalnızca o da değil, anlaşılmak ve anlaşıldıktan sonra kabul edilmek. Mühim olan bu.
İnsanoğlu bir sevgi değil, bir anlatı yaratığıdır. Her yerde anlatacak bir şeyler bırakma saplantısına kapılmış hikaye anlatan bir maymun sürüsü, sırf bu ona dünyadaki günlerine bir yankı bırakma imkanı veriyor diye. Bu onun elinde olan bir şey, onun yeteneğinde yatıyor. O, nesiller arasında bağ kurabilen olağanüstü bir yaratık. Yüzyıllar önce bir türdeşinin karaladığı ya da yazdığı bir şeyden etkilenebilen yaratık ve işte bu, onu nefes alan diğer yaratıklardan ayıran şey.