Livaneli'nin okuduğum son kitabıydı. İki eski çocukluk arkadaşın yıllar sonra nasıl karşılaştığı ve birbirlerini nelerin beklediğini akıcı uslüp, harika bir betimlemeyle anlatan mükemmel bir eser. Gerçekler her zaman ortaya çıkar. Kütüphanemizde eskimeyecek bir kitap...
İnsan var ya, Rabbi ona imtihan için ikramda bulunduğunda ve onu nimetlere boğduğunda, “Rabbim bana ikram etti” der (mutlu olur).
Onu imtihan edip rızkını daralttığında ise “Rabbim beni önemsemedi” der (mutsuz olur).
Kitap Hz. Mevlana ile Şems arasındaki tasavvufi aşk konusunu öyle bir işlemiş ki insan okudukça günümüz aşklarından soğumaya neden oluyor. Nasıl bir aşk ki görünmez kalbi duygular insanı esir alıyor. Yazarımızın okuduğum ilk kitabıydı. Fakat son kitabı olmadı. O kadar akıcı, sade ve öğretici ki bittiğinde hüzünlenmemek elde değil. Okumaktan çok kitabı anlamak çok daha önemli. Kütüphane rafında kalması önemli değil, içerisindeki tasavvuf temasını anlamak önemli...