Sıcakmış .., güneş daha yakındaymış sanki ve kuşsuzmuş gökyüzü, yani mavisi eksikmiş kuşlar kadar. Hani yaşayan birkaç kişi başını kaldırıp arada bir gökyüzüne bakmasa mavi diye bir şey kalmayacak, her yer zifiri karanlığa batacakmış.
Koşarsın koşarsın da varamazsın hani; içindeki umut, varamadığın kadar büyür. Sen bakarsın ışıltıyla. İleriye uzanırsın.., uzandıkça da kolların uzar babam uzar... Gene de boşluğu avuçlarsın hep; düşünü düş yapan boşluğu...
Kelebekler uçuşuyormuş gözlerinin önünde karanlığı kanatlarıyla karartan, sessiz ve küçük yaratıklar. Hepsi kayıp birer pul... Hepsi yüzsüz birer göz... Hepsi başka yönü gösteren birer parmak ucu...