Ama en kötülerimizin bile her türlü yoldan çıkarıcı şeye karşın metanetlerini belirli ölçüde de olsa korumalarını mümkün kılan o dengeleyici içgüdülerden kendimi bile isteye sıyırmıştım ve benim durumumda azıcık yoldan çıkarılmak bile yıkım demekti.
Halkın gözündeki saygınlığının yüküyle gönülsüzce yaşayıp giderken, bir anda toy bir delikanlı gibi üstündekileri çıkarıp atarak özgürlük denizine balıklama dalan ilk kişiydim.
Ya benim zamanım durmuştu ya da ben zamanın dışına düşmüştüm!
Gerçekten çok tuhaf bir duyguydu; artık bir ruhtum ama bedenli bir ruhtum.
Hem vardım hem yoktum!