Çünkü insan sadece akılla hayatın manasını kavrayamaz. Gönül sadası orada devreye giriyor. Gönle bir akis düşüyor, o akis gönülde bir tını oluyor, dalgalanıyor. O zaman hayatın manasını anlıyorsunuz ve o muhteşem mana karşısında lâl olup hayatınızı bir hadiseye vakfediyorsunuz.
İnsan sabahtan akşama kadar bir şey olmasını bekler ve hiçbir şey olmaz. Bekleyip durur insan. Hiçbir şey olmaz. İnsan bekler, bekler, bekler, şakakları zonklayana dek düşünür, düşünür, düşünür. Hiçbir şey olmaz. İnsan yalnız kalır. Yalnız... Yalnız...