Adam gibi bir ülkede yaşamış olsaydım, şimdiye kadar her biri uluslararası sayısız ödül sahibi beş filmim olacaktı. Tam beş film. En az beş film. Oysa hırsızlığın servet, namussuzluğun ödül, başarının ceza olduğu bir garip ülke burası. İki eliyle önündekini doğrultamayanların yönettiği bir ülke.
Eğer insan sinirlenince ölebilirse, ne bileyim beyin kanaması filan geçirme tehlikesi varsa, kesinlikle böyle bir risk altındayım. İnsan bu kadar sinirlenirse, ansızın ölebilirmiş gibi geldi bana. İçimde patlamak isteyen ve benim güçlükle önleyebildiğim bir dinamit var.
Filmimi video ile de çekmeye razı olduğum halde, umut yok. İnsanın olağanüstü filmler yapabileceğine ve yüreğine inanırken, işsiz kalması, azap veriyor. Üstelik gözünün önünde milyon dolarlarla yavşak ve gevşek bir sinema yapılıp dururken... Bu toplumu, bu puşt sinemayı asla bağışlamayacağım.