Ben ikide birde böyle oluyorum, bazen bütün insanları boyunlarına sarılıp öpecek kadar seviyorum, bazen de hiç birinin yüzünü görmek istemiyorum.
Bu nefret filan değil...
İnsanlardan nefret etmeyi düşünmedim bile...
Sadece bir yalnızlık ihtiyacı.
Tesadüfler seni önüme çıkarmasaydı, gene aynı şekilde fakat her şeyden habersiz yaşayıp gidecektim. Sen bana dünya da başka bir hayatın mevcut olduğunu, benim bir de ruhum bulunduğunu öğrettin.
İlk andan itibaren tamamıyla başka dünyaların insanları olduğumuzu anladığım halde beni burada tutan ve seni gördüğüm zaman içimi sevinçle dolduran neydi? Acaba şu senin her zaman bahsettiğin ve her hareketinin kabahatini kendisine yüklediğin şeytan mı?