Eren Tazegül

Şeriat, Din düşmanlığı ve Medeniyet düşmanlığı
''Garplılaşmak, aynı zamanda Araplaşmadan kurtulmak, Türkleşmek demekti. Din, bir vicdan işidir. Müslümanlık, Türklük şuurunda, milliyet mayasıdır. Ama vicdan işi olan din başka, topluluk ve dünya işlerini yedinci asır şartları içinde tutmak ve dondurmak isteyen şeriat başkadır. Atatürk devrimlerine vurulmak istenen din düşmanlığı damgası, medeniyet düşmanlarının iftirasından ibarettir.''
Sayfa 460 - Falih Rıfkı ATAY·Kitabı okudu
Tarih
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Araplaşma sevdası
''Batı medeniyet dünyasında İtalyan nasıl İtalyansa, Alman nasıl Almansa, Türk de öyle Türk olacaktı. İslam Şarkı'nda Arap Arap, Fars Fars, hatta Arnavut Arnavut, fakat Türk Türk değildi. Felsefeci Naim Hoca, daha 1915'te üniversite profesörü iken, Türklük için bulduğu tek kurtuluş yolu onun Araplaşması idi. Dili de Arapça olmalı idi.''
Sayfa 460 - Falih Rıfkı ATAY·Kitabı okudu
Tarih
Gericiler, bir asırdan beri, Garplılaşmanın dinden ve milliyetten çıkmak demek olduğu fikrini yaymışlardı. Kemalizm, bu masala nihayet veriyordu. Devrimler içinde, ilk defa, Türklüğümüze de kavuşuyorduk. Avrupa ve Asya sınırlarımız arasındaki bu koca ülkede milli birlik denen şey, ilk defa İnkılap Türkiye'sinde gerçekleşti. Tanzimat edebiyatında ''Ben Türk'üm,'' diyen bir iki aydının nerede ise heykelini dikeceğiz. İnkılap Türkiye'sinde ''Ben Türk'üm,'' demeyen aydın kalmamıştır.
Sayfa 460 - Falih Rıfkı ATAY·Kitabı okudu
Tarih
Laisizm ve Medeni Kanun
''Cumhuriyetin kuruluş devrinde bir asırdan beri devam eden medeniyet mücadelesinin kesin zaferi, medeni kanun ve laisizmle kazanılmıştır. Büyük Millet Meclisi'nden Medeni Kanun'u geçirmek ve Anayasa'yı, devletin dini İslam'dır, maddesini çıkartarak laisizm prensiplerine göre tasfiye etmek, devrim davamızın taç giyme törenidir. Türk milletinin bir yirminci asır topluluğuna doğru tekamül etmesi için artık hiçbir engel kalmamıştı. Bundan sonrası eğitim meselesi idi.''
Sayfa 460 - Falih Rıfkı ATAY·Kitabı okudu
Tarih
Laisizm
'' Tanzimatçı sadrazamın: --Hristiyanlarla Müslümanlar arasındaki hukuk farklarını kaldırdık. Artık hepsi Osmanlı ve eşittir, demesi üzerine İngiliz büyükelçisi: -- Demek ki, bundan sonra Müslüman kadınlar Hristiyanlarla da evlenebilecekler, demiş ve sadrazam: --Yoo... İşte bu olmaz, diye yerinden sıçramıştı.''
Sayfa 459 - Falih Rıfkı ATAY·Kitabı okudu
Tarih