"Gerçek" Lakin kimin, neyin gerçeği? Bir beyaz gülün sonsuza varan yapraklarını teker teker açmak gibi... Gerçek; olanı olduğu gibi görebilmek mi? Olanı olduğu gibi görebilmek için cesaret lazım önce ve kendini bilmek... Yoksa senin açın, benim açım, onun açısı... Görüşler hep değişik. İnançlar, şartlanmalar hep birbirine karışmakta! Gerçek nedir, benim, senin onun bakışı altında? Belki sadece bize gülümsemekte olandır gerçek yahut da hiç dayanamadığımız, tahammül edemediğimiz, buna rağmen yalnız bizim şartlanmalarımızdan, bizden gelenlerdir gerçek, ruhumuzun derinliklerinden...
"İlkinde başaramazsan tekrar tekrar dene" sözü ne kadar da doğru. Kendini suçla ve bildiğin aynı şeyleri yine tekrar et demek değil. Hatanı gör ve bir başka yol dene demek. Ta ki doğru yapmayı öğrenene kadar.
Sadece hayatınızda biri olsun diye ilk önünüze çıkana razı olmayın. Standardınızı koyun. Kendinize ne tür bir sevgi çekmek istiyorsunuz? Bir ilişkide gerekten olmasını istediğiniz özelliklerin listesini yapın. Bu özellikleri kendinizde geliştirdiğinizde o özelliklere sahip bir insanı hayatınıza çekeceksiniz.
Sevgi hiç beklemediğimiz zamanda, sevgiyi aramadığımızda gelir. Sevgi avına çıkmak asla doğru eşi bize getirmez. Sadece özlem ve mutsuzluk yaratır. Sevgi hiçbir zaman dışımızda değildir; içimizdedir.